Haccın farzları
Haccın farzları üçtür. Biri yapılmazsa hac sahih olmaz.
1- Haccı ihramlı yapmaktır.

2- Vakfeye durmak.
(Arefe günü, Arafatın, Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durulur.)

3- Kâbe-i Muazzamayı Tavaf-ı Ziyaret etmektir.

Tavaf, Mescid-i Haram içinde Kâbe-i Muazzama etrafında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vacip olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makam-ı İbrahimin dışından dolaşarak da tavaf etmek caizdir.

Kadınlar tavafta, Kâbeye yaklaşmamaları efdaldir. Kadına dokunmak ihtimali çok ise, Şafiilerin Hanefiyi veya Malikiyi taklit etmesi lazım olur.

Tavafı mescid dışından yapması caiz değildir. Tavafa niyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavaf-ı ziyareti Arafattan sonra da yapmak da farzdır.

Tavaf ederken ve say ederken, ezan okunursa, bunlar bırakılıp, namazdan sonra tamamlanır.

Haccın vacipleri
Haccın vacipleri şunlardır:
1- Tavafa hacer-i esved veya hizasından başlamak.

2- İhram yasaklarına uymak.

3- Tavafı yürüyerek yapmak.

4- Arefe günü, akşam ve yatsı namazlarını yatsı vakti girdikten sonra Müzdelife�de cem-i tehir ile kılmak. Hanefi mezhebinde vaciptir.

5- Umre sayinin, umre tavafından sonra, henüz tıraş olmadan, ihramlı olarak yapılması vaciptir.

6- Şeytan taşlama, kurban kesme, saç tıraşı vacip olup ayrıca bu sıraya riayet de vaciptir.

7- Tavafı kudumden sonra ve hac ayları içinde olmak şartı ile, Safâ ile Merve tepeleri arasında, yedi kere say etmek, yani, usulü ile yürümek. Tavafsız say sahih olmaz.

8- Arafattan dönüşte, Müzdelife de vakfeye durmak.

9- Minâda şeytan taşlamak, yani üç gün, temiz taş veya teyemmüm caiz olan şey atmak.

10- İhramdan çıkmadan önce, başın en az dörtte birini ustura ile tıraş ettirmek veya en az üç santim, kendisi veya başkası kırkmak. Berber veya ustura bulamamak özür sayılmaz. Saçsız olan veya başı yaralı olan da usturayı değmeden baştan geçirir. Kadın, saçını tıraş etmez. Makasla biraz keser.

11- Afaki yani Mikât denilen yerlerden daha uzak memleketlerin hacıları, Mekke�den son ayrılacağı gün, tavaf-ı sadr yani tavaf-ı veda yapmak. Hayzlı kadına bu vacip değildir.

12- Arafatta, güneş battıktan sonra da, biraz kalmak. Güneş batmadan önce, Arafat meydanından dışarı çıkanın kurban kesmesi lazım olur.

13- Tavafı ziyarette Kâbe-i muazzama etrafında dörtten sonra üç kere daha dönmek.

14- Tavafta abdestsiz veya cünüp olmamak.

15- Üzerindeki elbise temiz olmak.

16- Tavaf yaparken, Hatim denilen yerin dışından dolaşmak.

17- Tavafta Kâbe-i muazzama, sol tarafta kalmak.

18- Tavafı ziyareti, bayramın üçüncü gününün güneş batıncaya kadar yapmak.

19- Tavaf ederken avret yeri kapalı olmak (Kadın için çok mühimdir).

20- Safâ tepesi ile Merve arasında say ederken, Safâ�dan başlamak.

21- Safâ tepesine çıkınca, Kâbeye dönüp, tekbir, tehlil ve salâvat getirmek ve dua etmek. Sonra, Merveye doğru yürümek. Safâdan Merve�ye dört, Merveden Safâya 3 kere gidilir.

22- Her tavaftan sonra, Mescid-i haram içinde iki rekat namaz kılmak.

23- Şeytan taşlamasını bayram günlerinde yapmak.

24- Tıraşı, bayramın birinci günü ve Harem hududu içinde yapmak.

25- Sa�yı yürüyerek yapmaktır. (İki yeşil direk arasında erkek hızlı, kadın yavaş gider.)

26- Kıran ve temettü hac yapan, şükür kurbanı kesmek.

27- Kurbanı, bayramın birinci günü kesmek.

28- Cima gibi yasak olan şeyler, Arafatta durmadan önce yapılırsa, haccı bozar. Bunları Arafattan önce yapmamak farzdır. Cimadan başkalarını, ihramdan çıkıncaya, cimaı tavaf-ı ziyareti yapıncaya kadar terk etmek vaciptir.

Bilerek veya bilmeyerek, bir vacibi vaktinde ve yerinde yapmayana ceza lazım olur.
Hastalık, ihtiyarlık veya kalabalık gibi bir özürle terk edince bir şey lazım gelmez. Bir vekile yaptırması lazım olmaz.

Hayzlı, nifaslı kadın Mescid-i harama giremez. Tavaftan başka nüsükleri yapar. Tavafı ziyareti temizlenince yapar.

Her günün nüsükü, sonraki gecesinde de yapılabilir.

Haccın sünnetleri
Haccın sünnetleri şunlardır:
1- Âfâki olanların hemen mescidi harama giderek tavaf-ı kudum yapmaları. Kâbe�yi görünce tekbir, tehlil ve dua edilir. Erkekler, Hacer-i esvede el ve yüz sürer. Tavaf-ı kudumden sonra ve iki rekat namazdan sonra, Safâ ile Merve arasında sa�y yapılır. Bundan sonra, ihramdan çıkmadan, Mekke şehrinde oturup, terviye gününe kadar, istenildiği miktar, nafile tavaf yapılır. Müfrid olan ve kârin olan hacılar, taş atıp, tıraş oluncaya kadar ihramdan çıkmayacağı için, ihramın yasakladığı şeylerden, her gün sakınmaları lazım olur. Mescid-i haram içinde namaz kılanların önünden geçmek günah değildir.

2- İmamın üç yerde hutbe okumasıdır. Birisi Zilhicce ayının yedinci günü Mekkede; ikincisi dokuzuncu günü, öğle namazı olunca, öğle ve ikindi namazlarından önce, Arafatta; üçüncüsü, onbirinci günü, Minâda okunur. Arafatta hutbe bitince öğle ve hemen sonra ikindi namazı cemaat ile kılınır. İmama yetişemeyen ikindi namazını ikindi vaktinde kılar namazdan sonra imam ve cemaat Mescid-i Nemre�de Mevkıfe kıbleye karşı ayakta veya oturarak vakfeye durur. Cebeli Rahme kayaları üstüne çıkmak ve vakfe için niyet lazım değildir.

3- Arafata gitmek için, Mekkeden Terviye [Zilhiccenin sekizinci] günü, sabah namazından sonra çıkmak. [Mekkeden Minâya gidilir].

4- Arefe gününden önceki ve bayramın birinci günü, ikinci ve üçüncü geceleri Minâda yatmak. (Üçüncü gece ve günü Minâda kalmak mecburi değildir.)

5- Arafata gitmek için, Minâda, güneş doğduktan sonra yola çıkmak.

6- Arefe gecesi Müzdelifede yatmak. Arafattan Müzdelifeye gelip, burada, yatsı vakti olunca, akşam ve yatsı namazları birbiri ardınca, cemaat ile kılınır. Akşam namazını Arafatta veya yolda kılanın, yatsının vakti çıkmadan Müzdelifeye gelirse, burada tekrâr cemaat ile veya yalnız olarak, yatsı ile birlikte kılması lazımdır.

7- Müzdelifede, vakfeye, fecr ağardıktan sonra durmak. Gece Müzdelifede yatıp, fecr açılırken, sabah namazını hemen kılıp, sonra, Meşarilharam denilen yerde, ortalık aydınlanıncaya kadar, vakfeye durulur. Güneş doğmadan önce, Minâya hareket edilir. Yolda Muhasser denilen vâdide durmamalıdır. Burası Eshâb-ı fil durak yeridir.

8- Minâya gelince Mescid-i hife en uzak olan ve Cemre-i Akâbe denilen yerde, sağ elin baş ve şehadet parmakları ile, iki buçuk metreden veya daha uzaktan, Cemre yerini gösteren duvarın dibine nohut kadar yedi taş atılır. Duvarın üstüne veya insana, hayvana çarptıktan sonra dibine düşerse caiz olur. Ertesi fecre kadar caiz ise de, o gün öğleden önce atmak sünnettir. Sonra, hiç durmadan buradan gidilip, isterse kurban keser. Çünkü seferi olana kurban kesmek vacip değildir. Seferi olan hacıların, müfrid oldukları zaman kurban kesmeleri vacip değildir. Kurbandan sonra tıraş olur ve ihramdan çıkar. Bayramın birinci günü Minâ�da olanlar ve bütün hacılar, bayram namazı kılmaz. Sonra, o gün veya ertesi gün veya daha ertesi gün Mekke ye gidip Mescid içinden niyet ederek Tavaf-ı ziyaret yapar. Buna Tavaf-ül ifâda da denilir. Tavafı ziyareti ve tıraşı bayramın üçüncü günü güneş battıktan sonraya bırakmak mekruhtur ve kurban kesmek lazım olur. Yalnız baygın olan kişinin yerine başkası tavaf yapılabilir. Tavafı ziyarette Reml ve Say yapılmaz. Tavaf namazından sonra Minâya gelir.

Öğle namazını Mekkede veya Minâ�da kılar. Bayramın ikinci günü, öğle namazından sonra Minâ�da hutbe okunur. Hutbeden sonra, üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. Mescid-i Hife yakın olandan başlanır. Üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi kırkdokuz taş olur. Bunları öğleden önce atmak caiz değil veya mekruhtur. Üçüncü günü güneş batmadan önce, Minâdan ayrılır. Dördüncü gün de Minâda kalıp, fecrden güneşin gurubuna kadar dilediği zaman yirmi dört taş atmak müstehaptır.

Dördüncü günü fecre kadar Minâ�da kalıp taş atmadan ayrılırsa, koyun kesmek lazım olur. Birinci ve ikinci yerlerinden taş attıktan sonra, kollar omuz hizasına kaldırılarak ve el ayaları semaya ve kıbleye çevrilerek dua edilir. Atılacak yetmiş taş, Müzdelifede veya yolda toplanır. Hayvan üstünde taş atmak caizdir. Tavaf-ı sadr) dan sonra, zemzem suyu içilir. Kâbenin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak Mültezem denilen yere sürülür. Sonra, Kâbe perdesine yapışıp, bildiği duaları okur. Ağlayarak Mescid kapısından dışarı çıkar.

9- Arafatta, vakfeden önce gusletmek.

10- Minâdan Mekkeye son dönüşte, önce Ebtah denilen vadiye gelip, burada bir miktar durmaktır. Buradan Mekkeye gelip dilediği kadar kalır.

11- Hacca giderken, muhtaç olmayan ana, babadan, alacaklılardan, kefilinden izin almak sünnettir. Ana baba muhtaç ise, izinsiz gitmek haramdır. Nafaka bırakmadı ise, hanımından izinsiz gitmesi de haram olur. Mekke şehrine Mu�alla kapısından, Mescide Babüsselamdan ve gündüz girmek müstehaptır.

Haccın sünnetini yapmayana ceza lazım gelmez. Mekruh olur, sevabı azalır.

İhramla ilgili sünnetler:
1- İhrama girerken gusletmek veya abdest almak.
2- İhrama girmeden önce 2 rekat namaz kılmak.
3- Erkekler izar ve rida denilen iki parça örtüye sarınmak.
4- İhramlı bulunduğu sürede her fırsatta telbiye söylemek.
5- Telbiyeyi her başlayışta 3 defa tekrarlamak.
6- Telbiyeden sonra salevat-ı şerife, salevattan sonra dua ve niyazda bulunmak.

Mekke ve Kâbe ile ilgili sünnetler:
1- Mekkeye mümkünse gündüz girmek (müstehaptır)
2- Mekkeye girmeden önce mümkünse gusletmek veya abdest almak.
3- Kâbeyi görünce dua etmek.
4- Kâbenin önüne gelince tekbir ve tehlil getirmek.
5- Mültezemde yüzü ve göğsü Kâbe duvarına yapıştırıp, dua ve niyazda bulunmak.

Tavaf ile ilgili sünnetler:
1- Tavafa başlarken Hacer-i Esvedin hizasına Rükn-i Yemâni cihetinden doğru gelmek.
2- Tavafa başlarken ve her şavtın sonunda Hacer-i Esvedi istilam etmek.
3- Sonunda say yapılacak tavaflarda erkekler ıstıba ve remel yapmak.
4- Bütün şavtları ard arda (ara vermeden) yapmak.
5- Nafile tavafı çok yapmak.
6- Tavaf esnasında zikir, tehlil ve dua yapmak.
7- Ziyaret tavafını bayramın ilk günü yapmak.
8- Ziyaret tavafını şeytan taşlama, kurban ve tıraştan sonra yapmak.

Say ile ilgili sünnetler:
1- Tavaf bitince ara vermeden saye başlamak.
2- Saye giderken Hacer-i Esvedi istilam etmek.
3- Safâ ve Mervede Kâbe görülebilecek kadar yükseğe çıkıp, Kâbeye dönerek tekbir, tehlil ve dua etmek.
4- Erkekler yeşil renkle ışılandırılmış sütunlar arasıda hervele yapmak, diğer yerlerde ise yavaş yürümek.
5- Bütün şavtları ara vermeden yapmak.
6- Sayı abdestli yapmak.
7- Say esnasında tekbir, tehlil ve dua yapmak.

Arafat ve Vakfe ile ilgili sünnetler:
1- Arafata arefe günü güneş doğduktan sonra Minâdan hareket etmek.
2- Öğle ve ikindi namazlarını cem-i takdim ile kılmak.
3- Zevalden sonra vakfe için mümkünse gusletmek veya abdestli bulunmak.
4- Vakfeyi Cebel-i Rahme eteklerinde yapmak.
5- Gün boyuca telbiye, zikir, tekbir, tehlil, tesbih salevat, namaz ve dua ile meşgul olmak.

Müzdelife ve Vakfesi ile ilgili sünnetler:
1- Arafattan arefe günü güneş battıktan sonra Müzdelifeye sükunetle ağır ağır inmek ve Müzdelifede Meşar-i Haram civarında gecelemek.
2- Sabah namazını erken kılmak.
3- Vakfeyi ortalık iyice aydınlanıncaya kadar sürdürmek.

Minâ ve şeytan taşlama ile ilgili sünnetler:
1- Bayram sabahı ortalık iyice aydınlandıktan sonra, güneş doğmadan Müzdelifeden hareket edip, Minâ�ya gelmek.
2- Vakit geçirmeden büyük şeytanı taşlamak.
3- Taşlama yaparken Mekkeyi sola, Minâyı sağ tarafa almak.
4- Taşları yaklaşık 3,5 - 5 m uzaktan atmak.
5- İkinci ve Üçüncü Bayram günlerinde taşları küçük- orta- büyük şeytan sırası ile atmak.
6- Küçük ve orta şeytana taş attıktan sonra dua etmek. Büyük şeytan taşlandıktan sonra hemen ayrılmak.
7- Taşları Bayramın ilk günü öğleden önce, diğer günlerde ise öğleden sonra güneş batmadan önce atmak.
8- Minâ�da Mekkeye dönmekte acele edenler, bayramın üçüncü günü güneş batmadan önce Minâ�dan ayrılmalı.

Saçların kesilmesi ile ilgili sünnetler:
1- Erkeklerin saçlarının tamamını tıraş etmesi veya tamamını kısaltması.
2- Tıraşı ziyaret tavafından önce yapmak.

Zemzemle ilgili sünnetler:
1- Veda tavafını yapıp tavaf namazını kıldıktan sonra bol bol zemzem içmek ve dökülmek.
2- Zemzemi Kâbeye karşı ayakta ve Beytullaha bakarak içmek.

Haccın edepleri
Haccın edepleri şunlardır:
1- Hac yolculuğu için dinine, ilmine güvenilir salih kimselerle istişare etmeli.

2- Bilhassa hac yolculuğu esnasında gösterişten sakınmaya çalışmalı.

3- Varsa, kul borcunu ve kul hakkını ödeyerek onlarla helalleşmeli.

4- Tanıdıkları ile, arkadaşları ile helalleşip onların dualarını talep etmeli.

5- Dargın olduğu müslüman varsa, barışmalı.

6- Bir şeyi başkası görsün, başkası işitsin diye yapmaktan, övünmekten sakınmalı.

7- Şüpheli olmayan tam helal para ile hacca gitmeli.

8- Hacca giderken, din ve dünya işlerinde yardımcı olacak arkadaşlar bulmalı.

9- Aile fertlerinin nafakasını noksansız temin edip gitmeli.

10- Bilhassa hac yolunda Allahü teâlâdan daha fazla korkmalı.

11- Allahü teâlânın ismini çok zikretmeli.

12- Öfkelenmemeye dikkat etmeli, vakarlı olmaya çalışmalı.

13- Lüzumsuz konuşmayı ve boş şeyleri terk etmeye çalışmalı.

14- Hacla ilgili hususları iyi öğrenmeli.

15- Hac esnasında alış-veriş ve ticaret yapmaktan uzak kalmaya çalışmalı.

16- Perşembe günü çıkamazsa, Pazartesi günü yola çıkmalı.

17- Hep abdestli durmaya gayret etmeli.

18- Evinden çıkmadan önce iki rekat nafile namaz kılmalı.

19- Hac veya umreden dönünce, iki rekat nafile namaz kılmalı. [Kaza borcu olan kaza kılmalı]

Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki:
1- Harem-i şerife girerken sadaka verilmeli. (Mümkün olur ise her görülen fakire)
2- Sâfa ve Merve tepelerinin ortasına kadar çıkılmalı.
3- Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimize selam sırası şöyle olmalı:
Esselâmü aleyke, ya Resulallah
Esselâmü aleyke, ya Nebiyallah
Esselâmü aleyke, ya Habiballah


---İMZA---

Bilgi Yok

Hacca gitmenin önemi
Haccın Hükmü
Soru: Haccın hükmü nedir?
CEVAP
İslâmın 5. şartı hacdır. Yani gücü yetenin ömründe bir kerre, Kâ’be-i Muazzama’ya gidip, oraya mahsus ibâdetleri yapması farzdır. İkinci ve daha sonra yapılan haclar nâfile olur. Hac, ıstılahta, belli bir yeri, belli bir zamanda, belli şeyleri yaparak ziyâret etmek demektir. Bu belli şeylere Menâsik denir. Menâsikten herbirine Nüsük denir. Nüsük, ibâdet demektir.
Haccın Fazileti
Soru: Haccın fazileti nedir, nelere dikkat etmek lazımdır?
CEVAP
Farz olan hacca gitmeye çalışmalıdır! Bir kerre farz olan haccı yapmak, yirmi kerre Allah yolunda savaş etmekten daha sevâptır. Hadîs-i Şerîfte buyuruldu ki: (Hac, suyun kirleri temizlediği gibi, günâhları yok eder.) (Taberâni)
Kabul olan hac, kılınmamış namazların, tutulmamış oruçların, verilmemiş zekatların günâhlarının affına sebep olmaz. Bunları geciktirme günâhlarının affına sebep olur. Kul borçları verilmedikçe veya helâllaşılmadıkça ödenmiş olmaz. Kul ve hak borçlarından başka günâhlar affedilir. Hadîs-i Şerîfte ( Arafâtta vakfeye durupta günâhlarının affedilmediğini zanneden, büyük günâha girmiş olur.) buyuruldu. (Hatîb)
Haccın sahih ve kabul olmasının şartları vardır. Sahih olması için vaktinde hac yapılması lâzımdır. Kabul olması içinde haccın sahih olması, o kimsenin itikadı düzgün olması, bidat ehli olmaması gibi şartları vardır. Hadîs-i Şerîfte buyuruldu ki: (Bidat işleyenin, orucu, haccı, cihâdı kabul olmaz.) [Deylemi]
Haccın kabul olması için, haccın farzlarını, vâciblerini, ve sünnetlerini eksiksiz yapmaya çalışmalı, niyeti düzeltmeli, riyâ karıştırmamalı, ihlasla hareket etmeli ve helâl para ile gitmelidir.
Ticareti, dünyalık işleri hac işine karıştırmamalıdır. Borcları varsa ödemeli, hak sahipleriyle helâllaşmalı, günâhlarına tevbe etmelidir. Bunlara riayet edilerek yapılan hac makbûl olur. Hadîs-i Şerîfte, ( Hac edin ki muhtaç olmayasınız. Yolculuk edin ki sıhhate kavuşasınız.) ve (Hac zenginliğe, zina fakîrliğe sebep olur.) buyuruldu. [Taberâni-Şir’a]
Hacca giderken orada ölmekten korkmamalıdır. Hatta hac yolunda ölmeyi ganimet bilmelidir. Hadîs-i Şerîfte buyuruldu ki: (Hacca giderken veya gelirken ölenin geçmiş günâhları afolur. O kimse hesaba çekilmeden azap görmeden cennete girer) [İsfehani]
Hacca giden, başkalarına sıkıntı vermediği gibi onlardan gelecek sıkıntılara da katlanmalı, yumuşak davranmalıdır. Hadîs-i Şerîfte (Yumuşak davranmayan hayır yapmamış olur)
buyuruldu. Sert, kırıcı olmaktan da kaçmalıdır. Hadîs-i Şerîfte, (Sertlikten ve çirkin şeyden sakının. Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir.) buyuruldu.( Müslim)
Hacca gidip gelenin değil, haccın kabul olanın günâhları afolur. Hadîs-i Şerîfte buyuruldu ki: (Kabul olan  bir hac, geçmiş günâhları yok eder.) [Beyhekî ]
(Haccedip, kötü söz söylemeyen ve doğruluktan ayrılmayan, anasından doğduğu günkü gibi günâhsız olur.) [Buhari]
(Hacca giderken yolda ölene, kıyamete kadar hac, cihâda giderken de ölene, kıyamete kadar cihâd sevâbı yazılır.) [Ebû Ya’la]
Hacc yolunda harcanan paranın fazileti de çoktur.
Hadîs-i Şerîflerde buyuruldu ki: (Hacc için harcanan mala, Allah yolunda harcanan mala verildiği gibi yediyüz misli sevâp verilir.) [ Beyhekî]
(Hacı, fakîrleşmez.) [Bezzâr]
(Hacceden zenginleşir) [Hakim]        
 
Hac Çeşitleri
Hac çeşitleri
Soru: Kaç çeşit hac vardır?
CEVAP
Üç türlü hac vardır:
     1-İfrâd hac: Bu haccı yapana müfrid hacı denir. İhrâma girerken, yalnız hac yapmağa niyet eden kimsedir. Mekke’de oturanlar, yalnız müfrid hacı olur.
     2-Kırân hac: Bu haccı yapana kârin hacı denir. Hac ile umreye niyet eden kimsedir. Önce umre için tavâf ve sa’y edip, sonra ihrâmını çıkarmadan ve traş olmadan, hac günlerinde hac için, tekrâr tavâf ve sa’y yapar.
     3-Temettü hac: Bu haccı yapana mütemetti hacı denir. Hac aylarında [yani Şevval Zilkade ile, Zilhiccenin ilk on gününde] umre yapmak için ihrâma girip ve umre için tavâf ve sa’y yapıp ve traş olup ihrâmdan çıkar. Memleketine gitmeyerek, o sene, terviye gününde veya daha önce, hac için ihrâma girerek, müfrid hacı gibi hac yapandır. Yalnız tavâf-ı ziyâretten sonra da sa’y yapar.
Kârin ve mütemetti hacıların şükür kurbanı kesmesi vâcibtir. Kesmeyecek ise, Zilhiccenin yedi sekiz ve dokuzuncu günlerinde ve bayramdan sonra, memleketinde de olsa, yedi gün daha oruç tutması lâzım olur. Hepsi on gün olur.
 
Haccın şartları
Haccın şartları
Soru: Haccın şartları nelerdir?
CEVAP
Haccın şartları iki kısımdır:
Vücûb Şartları:
1-Müslüman olmak
2-Kafir memleketinde olanın, haccın farz olduğunu işitmesi.
3-Akıllı olmak.
4-Bâlig olmak.
5-Hür olmak.
6-Geçim ihtiyacından fazla olarakhacca götürüp getirecek ve geride kalanlara yetecek kadar, helâl parası olmak.
7-Hac vakti gelmiş olmak. [Hac vakti arefe ve bayram günleri olmak üzere, beş gündür. Vücûb şartları, bulunan kimsenin ömründe bir kerre hacca gitmesi farz olur.]
8-Hacca gidemeyecek kadar, kör, hasta, çok ihtiyar ve sakat olmamak.
Edâ Şartları
     1-Hapsedilmiş veya yasaklanmış olmamak.
2-Hac için gideceği yolda ve hac yerinde selâmet ve emniyet olmak
3-Kadının hacca gidebilmesi için, üç mezhep de, zevcinin veya nikahı düşmeyen ebedi mahrem akrabasından fâsık veya mürted olmayan âkıl ve bâlig veya mürâhık bir  erkeğin beraber gitmesi lâzımdır. Bunun yol parasını verecek kadar, kadının zengin olması da lâzımdır.
Hadîs-i Şerîfte buyuruldu ki: (Kadın yanında bir mahremi olmadan hacca gidemez) [Bezzâr]
[Şafii mezhebinde, mahremsiz olarak, iki kadın ile, farz olan hacca gidebilir. Kadının mahreminin hac yolunda ölmesi, Şafii mezhebini taklit etmesi için özür olur.]
4-Kadın, iddet halinde olmamak. Yani kocasından yeni ayrılmış olmamak.
 
[Vücûb şartları bulunmakla beraber, eda şartları da kendisinde bulunan kimsenin, o sene hacca gitmesi farz olur. O sene, hac yolunda ölürse hac sakıt olur. Vekil gönderilmesi için vasiyyet etmesi lâzım olmaz. O sene gitmez ise günâh olur. Sonraki senelerde, hac yolunda veya evinde hasta veya hapis, sakat olursa yerine başkasını, kendi memleketinden bedel göndermesi veya bunun için vasiyyet etmesi lâzımdır. Bedel gönderdikten sonra iyi olursa gitmesi lâzım olur. Sonraki senelerde hacca giderse, tehir günâhı af olur.]
 
Vekaleten Hac
Soru: Vekaleten hac nasıl olur?
CEVAP
Vekilin ihrâma girerken emreden kimse için kalb ile niyet etmesi şarttır. Hac borcu olan kimsenin, öldükten sonra kendi için hac yapacak vekilin adını bildirerek vasi olan kimseye emr vermesi lâzımdır. Meyyit veya meyyitin vasi yaptığı yabancı kimse, varislerden birini, diğer varisler izin vermedikçe, vekil yapamaz. Bir kimse isim vermeden, başkasının, bunun yerine hacca gönderilmesi câiz değildir. Yalnız varis, ölen akrabası, vasiyyet etmemiş, yani hac parası ayırmamış ise kendine miras kalan para ile, onun yerine hacca gidebilir veya başkasını gönderebilir. Böylece anasını ve bâbasını hac borcundan kurtarmış olur. Kendine de farz olmuş ise, kendi için, ayrıca gitmesi lâzımdır.
İstanbul da bulunan bir kimsenin bâbası Erzurum da sakin iken vefat etse, bâbası vasiyyet etmedi ise, bâbası için birini vekil göndermek isterse, Erzurum dan göndermesi farzdır. Başka yerden göndermesi Hanefi de câiz değildir. Şafii mezhebinde Mikât dışındaki her yerden göndermesi câizdir. Hatta hacca giden birine para vererek, Mekke-i Mükerreme de bir vekil bulup, bâbası için, buna Mikâttan hac yaptırtması Şafii de câizdir. Hanefi olanlar, paraları az ise, Şafii mezhebini taklid ederek, vasiyyet etmemiş ana ve bâba ve yakınları için Mekke de vekil tutabilirler. Fakat, parayı verirken, Şafii mezhebini taklid ediyorum diye niyet etmesi lâzımdır.
Erkeksiz kadın hacca gidemez. Giderse haccı kabul olur ise de harâmdır. Erkeği ile gidince de otelde, tavâfta, sa’yde ve taş atarken erkekler arasına karışması harâmdır ve haccın sevâbını giderdiği gibi büyük günâha girer. Ebedi mahrem erkeği bulunmayan kadın, ihtiyarlayınca, göremez olunca veya iyi olmayacak bir hastalığa yakalanınca yerine vekil gönderir. Daha önce göndermez.
 
Haccın Farzları
Soru: Haccın farzları nelerdir? Tavaf  ne demektir?
CEVAP
Haccın farzları üçtür. Biri yapılmazsa hac sahih olmaz.
1-Haccı ihrâmlı yapmaktır.
2-Vakfeye durmak.
(Arefe günü, Arafâtın, Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durulur.)
3-Kâ’be-i Muazzamayı (Tavâf-ı Ziyâret) etmektir
Tavâf, Mescid-i Harâm içinde Kâ’be-i Muazzama etrafında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vâcib olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makam-ı İbrahim’in dışından dolaşarak da tavâf etmek câizdir. Kadınlar tavâfta, Kâ’be’ye yaklaşmamaları efdaldir. Kadına dokunmak ihtimali çok ise, Şafii’lerin Hanefiyi veya Malikiyi taklid etmesi lâzım olur. Tavâfı mescid dışından yapması câiz değildir. Tavâfa niyet etmekte, ayrıca farzdır. Tavâf-ı ziyâreti Arafât’tan sonra da yapmak da farzdır. Tavâf ederken ve sa’y ederken, ezan okunursa, bunlar bırakılıp, namazdan sonra tamamlanır.
 
İhram ve Hükümleri
İhram ve hükümleri
Soru: İhram ve hükümleri hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
İhrâm, iki parçalı bez olup, iple bağlanmaz, düğümlenmez ve kancalı iğne ile tutturulmaz. Tavâfa başlarken, ihrâmın ortasını sağ koltuk altından geçirip, iki ucunu sol omuz üstüne getirmek sünnettir.]
Hac, umre, ticaret veya herhangi birşey için uzaktan gelenlerin, mikât denilen yerleri, ihrâmsız geçerek, Mekke-i Mükerreme Haremi’ne girmeleri harâmdır. Geçenin, geri mikâta gelip ihrâma girmesi lâzımdır. İhrâma girmezse, kurban kesmek lâzım olur. Mikât denilen yerler ile, Harem-i Mekke arasına Hil denir. Mikâttan geçerken, bir iş için Hilde  kalmaya niyet edenlerin ve Hil de oturanların, hacdan başka niyet ile ihrâmsız hareme girmeleri câizdir. Mikât yerlerini geçerken, niyet ederek ve telbiye yaparak, usulü ile, ihrâma girilir. Mikât yerinden önce, hatta kendi memleketinde de giymek câiz ve daha iyidir.
 
İhram giyene yasak olanlar:
Soru: İhramdan çıkıncaya kadar neler yasaktır? Bunları bilmeyerek yapınca cezası var mı?
CEVAP
İhrâma giren kimseye ihrâmlı bulunduğu sürede (ihrâmdan çıkıncaya kadar) diğer zamanlarda helâl olan bazı fiil ve davranışları yapması yasak olur. İşte bunlara ihrâm yasakları denir.
Bu yasaklar şunlardır:
     1-Saç veya sakal tıraşı olmak, bıyıkları kesmek.
     2-Kasık ve koltuk altı kıllarını yolmak veya tıraş etmek.
     3-Vücûdun diğer yerlerindeki kılları koparmak veya kesmek
     4-Tırnak kesmek.
5-Vücûda veya ihrâma (kadınlar elbiselerine) güzel koku sürmek, kokulu sabun kullanmak.
6-Giyim eşyası olarak hazırlanmış (dikilmiş veya örülmüş) şeyleri giymek. Normal şekilde giymeksizin, palto, pardösü, gömlek ve benzeri giyim eşyasını omuza almak veya bunları yatarken baş açıkta kalmak şartı ile üzerine örtmek yasak değildir.
7-Başını ve yüzünü örtmek, takke bere giymek veya başa sarık sarmak.
8-Eldiven, çorap veya topukları kapalı ayakkabı giymek. Giyimle ilgili yasaklar sadece erkeklere aittir. Hanımlar normal elbiselerini giyerler, ihrâm süresince, sadece yüzlerini örtmezler.
9-Cinsi ilişki veya öpüşmek, oynaşmak, sevişmek, şehvetle tutmak.......gibi cinsî ilişkiye götüren davranışlarda bulunmak.
10-Şehevi duyguları tahrik edici şeyleri konuşmak.
11-Tâ’attan ayrılıp, haram fiilleri yapmak.
12-Başkaları ile tartışmak, kavga etmek, sövmek, kötü söz ve davranışlarla gönül kırmak.
13-Eti ister yensin ister yenmesin her türlü kara avını avlamak.
14-Avcıya avını göstermek veya avlanmak konusunda yardımcı olmak.
15-Av hayvanlarına zarar vermek.
16-Harem bölgesinde kendiliğinden çıkan ot ve ağaçları koparılması, ister ihrâmlı, ister ihrâmsız herkes için yasaktır.
     17-Hatmi ile başını yıkamak.
18-Hamama girmek
19-Kendi üzerinde bulunan biti öldürmek ve öldürmek için göstermek.
Bunları bilerek veya bilmeyerek, unutarak yapanlara, kurban, sadaka cezaları lâzım olur. Ceza olarak kesilen kurbanın etinden sahibi yiyemez. İfrâd hacda bir kurban icap ettiren suçu, kârin hacı işlerse, biri umre için, iki kesmesi lâzımdır.
 
İhramlıya yasak olmayanlar
Soru: İhramlı olunca bazı şeyler yasakmış. Yasak olmayan şeyler nelerdir? Arafatta bulunmayan veya Arafattan geçmeyen hacı olur mu?
CEVAP
İhramlıya yasak olmayanlar şunlardır:
     1-Başına dokunmamak şartı ile, herhangi bir şeyin altında ve gölgesinde oturmak. Şemsiye kullanmak.
2-Yıkanmak, kokusuz sabun kullanmak.
3-İhrâm örtülerini yıkamak veya değiştirmek.
4-Kıl koparmadan kaşınmak, gözde biten kılı veya kırılmış tırnağı koparmak.
5-Diş fırçalamak, sürme çekmek.
6-Diş çektirmek, kan aldırmak, iğne vurulmak, yara üzerine sargı sarmak.
7-Güzel koku satan dükkânda oturmak veya güzel koku satın almak.
8-Yüzük, kol saati takmak ve silah taşımak, bele kuşak, para kesesi, kemer bağlamak, omuza çanta asmak.
9-Kollarını giymeden palto veya ceket gibi dikilmiş bir elbiseyi omuzlarına almak.
10-Yorgan, battaniye veya herhangi bir örtü ile yüz ve baş hariç, vücudun diğer kısımlarını örtmek.
11-Balık vb. su ürünlerini avlamak.
12-Kendi emri olmadan, ihrâmsız kişi tarafından avlanan kara avının etinden yemek.
13-Karga, Çaylak, Yılan, akrep, fare, sinek, karınca, pire, arı, kene, keler, kelebek, kaplumbağa, gibi av hayvanı olmayan hayvan veya haşerelerle, kuduz ve saldırgan köpek, kurt ve kaplan gibi yırtıcı hayvanları öldürmek.
14-Pire, her türlü sinek, başkasının üzerinde bulunan biti, fâre, yılan, akrep, kurt, çaylak gibi zararlı ve insana saldıran hayvanları öldürmek.
15-Terlik gibi üstü açık ayakkabı giymek.
16-Bit ölmemek ve saç dökülmemek üzere kaşımak.
17-Renkli ihrâm giymek.
18-Gusletmek
19-Başı adet olmayan şey ile [tas, tepsi] örtmek, paket gibi şeyler koymak.
20-İnsanların dikip yetiştirdiği sebze ve ağaçları koparmak.
21-Düşman ile dövüşmek.
22-Kadınların deriye değmemek üzere yüzlerini örtmeleri ve dikilmiş elbise, mest, çorap giymeleri, örtü altına ziynet eşyâsı takmaları câizdir.
Bir hacı, Arefe günü, öğle ezanından bayramın birinci günü, sabah namazı vaktine kadar olan zaman içinde, Arafât’ta biraz dursa veya ihrâmlı olarak Arafât’tan geçse veya ihrâmlandıktan sonra hasta olup uykuda iken, baygın sedye içinde veya başka bir şeyle taşınarak nüsükler yaptırılırsa veyahut ihrâma girmeden önce, hasta olan, bayılan yerine başkası ihrâma girip, bu uyanmadan, ayılmadan önce, o bunun yerine de  nüsükleri ayrıca yaparsa veya Arefe günü olduğunu bilmeyerek, Arafât’ta dursa, haccı sahih ve tavâf-ı kudûm sakıt olur. O yerin Arafât olduğunu bilmek ve niyet etmek lâzım değildir. O gün veya gece, Arafât’ta bulunmayan veya Arafât’tan geçmeyen hacı olmaz. 
Haccın Vacipleri
Haccın vacipleri
Soru: Haccın vacipleri nelerdir? Hastalık sebebiyle bir vacibi terk edersek ne yapmamız lazım olur?
CEVAP
Haccın vacipleri şunlardır:
                      1-Tavafa hacer-i esved veya hizasından başlamak.
                      2-İhrâm yasaklarına uymak.
                      3-Tavafı yürüyerek yapmak.
                      4-Arefe günü, akşam ve yatsı namazlarını yatsı vakti girdikten sonra müzdelifede cem-i tehir ile kılmak Hanefi mezhebinde vaciptir.
                      5-Umre sa’yinin, umre tavafından sonra, henüz tıraş olmadan , ihrâmlı olarak yapılması   
vâciptir.
6-Şeytan taşlama, kurban kesme, saç tıraşı vacip olup ayrıca bu sıraya riayet de vâciptir.
7-Tavâfı kudûmden sonra ve hac ayları içinde olmak şartı ile, Safâ ile Merve tepeleri               
      arasında, yedi kerre sa’y etmek, yani, usulü ile yürümek. Tavâfsız sa’y sahih olmaz.
8-Arafât’tan dönüşte, Müzdelife de vakfeye durmak.
9-Minâda şeytan taşlamak, ya’ni üç gün, temiz taş veya teyemmüm câiz olan şey atmak.
10-İhrâmdan çıkmadan önce, başın en az dörtte birini ustura ile traş ettirmek veya en az üç santim, kendisi veya başkası kırkmak. Berber veya ustura bulamamak özür sayılmaz. Saçsız olan veya başı yaralı olan da usturayı değmeden baştan geçirir. Kadın, saçını traş etmez. Makasla biraz keser.
11-Afaki yani Mikât denilen yerlerden daha uzak memleketlerin hacıları, Mekke’den son 
ayrılacağı gün, tavâf-ı sadr yani tavâf-ı veda yapmak. Hayzlı kadına bu vâcib değildir.
12-Arafât’ta, güneş battıktan sonra da, biraz kalmak. Güneş batmadan önce, Arafât
meydanından dışarı çıkanın kurban kesmesi lâzım olur.
13-Tavâfı ziyârette Kâ’be–i muazzama etrafında dörtten sonra üç kerre daha dönmek.
14-Tavâfta abdestsiz veya cünüp olmamak.
15-Üzerindeki elbise temiz olmak.
16-Tavâf yaparken, Hatim denilen yerin dışından dolaşmak.
17-Tavâfta Kâ’be-i muazzama, sol tarafta kalmak.
18-Tavâfı ziyâreti, bayramın üçüncü gününün güneş batıncaya kadar yapmak.
19-Tavâf ederken avret yeri kapalı olmak (Kadın için çok mühimdir).
20-Safâ tepesi ile Merve arasında sa’y ederken, Safâ dan başlamak.
21-Safâ tepesine çıkınca, Kâ’beye dönüp, tekbîr, tehlîl ve salâvat getirmek ve duâ etmek.  
Sonra, Merve’ye doğru yürümek. Safâ’dan Merve’ye dört, Merve’den Safâ’ya 3 kerre gidilir.
22-Her tavâftan sonra, Mescidi harâm içinde iki rek’at namaz kılmak.
23-Şeytan taşlamasını bayram günlerinde yapmak.
24-Traşı, bayramın birinci günü ve Harem hududu içinde yapmak.
25-Sa’yı yürüyerek yapmaktır.( İki yeşil direk arasında erkek hızlı, kadın yavaş gider.)
26-Kıran ve temettü hac yapan, şükür kurbanı kesmek.
27-Kurbanı, bayramın birinci günü kesmek.
28-Cima’ gibi yasak olan şeyler, Arafât’ta durmadan önce yapılırsa, haccı bozar. Bunları  
Arafât’tan önce yapmamak farzdır. Cimadan başkalarını, ihrâmdan çıkıncaya, cima’ı tavâf-ı  ziyâreti yapıncaya kadar terk etmek vaciptir.
     Bilerek veya bilmeyerek, bir vâcibi vaktinde ve yerinde yapmayana ceza lâzım olur.
Hastalık, ihtiyarlık veya kalabalık gibi bir özürle terk edince bir şey lâzım gelmez. Bir vekile yaptırması lâzım olmaz. Hayzlı, nifâslı kadın Mescid-i harâma giremez. Tavâftan başka  nüsükleri yapar. Tavâfı ziyâreti temizlenince yapar. Her günün nüsükü, sonraki gecesinde de yapılabilir.
 
Haccın sünnetleri
 Haccın sünnetleri
 Soru: Haccın sünnetleri hakkında detaylı bilgi verir misiniz? Yapmayana ceza lazım gelir mi?
 CEVAP
İhramla ilgili Sünnetler;
1-İhrâma girerken gusletmek veya abdest almak.
2-İhrâma girmeden önce 2 rekat namaz kılmak.
3-Erkekler izâr denilen iki parça örtüye sarınmak.
4-İhrâmlı bulunduğu sürede her fırsatta telbiye söylemek.
5-Telbiyeyi her başlayışta 3 defa tekrarlamak.
6-Telbiyeden sonra salevât-ı şerîfe, salevâttan sonra duâ ve niyazda bulunmak.
7-Mekke ve Kâ’be ile ilgili sünnetler;
8-Mekke’ye mümkünse gündüz girmek (müstehabdır)
9-Mekke’ye girmeden önce mümkünse gusl etmek veya abdest almak.
10-Kâ’be’yi görünce duâ etmek.
11-Kâ’be’nin önüne gelince tekbir ve tehlil getirmek.
12-Mültezem’de yüzü ve göğsü Kâ’be duvarına yapıştırıp, duâ ve niyâzda bulunmak.
 
Tavaf ile ilgili sünnetler;
1-Tavafa başlarken Hacer-i Esved’in hizâsına Rükn-i Yemâni cihetinden doğru gelmek.
2-Tavafa başlarken ve her şavtın sonunda Hacer-i Esved’i istilâm etmek.
3-Sonunda say yapılacak tavaflarda erkekler ıstıba ve remel yapmak.
4-Bütün şavtları ard arda (ara vermeden) yapmak.
5-Nafile tavafı çok yapmak.
6-Tavaf esnasında zikir, tehlil ve duâ yapmak.
7-Ziyaret tavafını bayramın ilk günü yapmak.
8-Ziyaret tavafını şeytan taşlama, kurban ve tıraştan sonra yapmak.
 
Say ile ilgili Sünnetler;
1-Tavaf bitince ara vermeden sâye başlamak.
2-Sa’ye giderken Hacer-i Esved’i istilâm etmek.
3-Safâ ve Mervede Kâ’be görülebilecek kadar yükseğe çıkıp, Kâ’be’ye dönerek tekbir, tehlil ve duâ etmek.
4-Erkekler yeşil renkle ışılandırılmış sütunlar arasıda hervele yapmak, diğer yerlerde ise yavaş yürümek.
5-Bütün şavtları ara vermeden yapmak.
6-Sa’yı abdestli yapmak.
7-Sa’y esnâsında tekbir, tehlil ve duâ yapmak.
 
Arafat ve Vakfe ile ilgili Sünnetler;
1-Arafata arefe günü güneş doğduktan sonra Minâdan hareket etmek.
2-Öğle ve ikindi namazlarını cem-i takdim ile kılmak.
3-Zevalden sonra vakfe için mümkünse gusl etmek veya abdestli bulunmak.
4-Vafeyi Cebel-i Rahme eteklerinde yapmak.
5-Gün boyuca telbiye, zikir, tekbir, tehlil, tesbih salevât, namaz ve duâ ile meşgul olmak.
6-Müzdelife ve Vakfesi ile ilgili Sünnetler;
7-Arafattan arefe günü güneş battıktan sonra müzdelifeye sükûnetle ağır ağır inmek ve müzdelifede “Meş’ar-i Harâm” civârında gecelemek.
8-Sabah namazını erken kılmak.
9-Vakfeyi ortalık iyice aydınlanıncaya kadar sürdürmek.
 
Minâ ve Şeytan taşlama ile ilgili Sünnetler;
1-Bayram sabahı ortalık iyice aydınlandıktan sonra, güneş doğmadan Müzdelifeden hareket edip, Mina’ya gelmek.
2-Vakit geçirmeden büyük şeytanı taşlamak.
3-Taşlama yaparken Mekke’yi sola, Mina’yı sağ tarafa almak.
4-Taşları yaklaşık 3,5- 5 m uzaktan atmak.
5-İkinci ve Üçüncü Bayram günlerinde taşları küçük- orta- büyük şeytan sırası ile atmak.
6-Küçük ve orta şeytana taş attıktan sonra duâ etmek. Büyük şeytan taşlandıktan sonra hemen ayrılmak.
7-Taşları Bayramın ilk günü öğleden önce, diğer günlerde ise öğleden sonra güneş batmadan önce atmak.
8-Mina’da Mekke’ye dönmekte acele edenler, bayramın üçüncü günü güneş batmadan önce Mina’dan ayrılmalı.
 
Saçların Kesilmesi ile ilgili Sünnetler;
      1-Erkeklerin saçlarının tamamını tıraş etmesi veya tamamını kısatması.
2-Tıraşı ziyâret tavafından önce yapmak.
 
Zemzemle ilgili Sünnetler;
1-Vedâ tavafını yapıp tavaf namazını kıldıktan sonra bol bol zemzem içmek ve dökülmek.
2-Zemzemi Kâ’beye karşı ayakta ve Beytullâh’a bakarak içmek.
3-Âfâkî olanların hemen mescidi harâma giderek (tavâfı kudûm) yapmaları. Kâ’beyi görünce tekbîr, tehlîl ve duâ edilir. Erkekler, Hacer-i esvede el ve yüz sürer. Tavâf-ı kudûmden sonra ve iki rek’at namazdan sonra, Safâ ile Merve arasında sa’y yapılır. Bundan sonra, ihrâmdan çıkmadan, Mekke şehrinde oturup, terviye gününe kadar, istenildiği miktâr, nâfile tavâf yapılır. Müfrid olan ve kârin olan hacılar, taş atıp, traş oluncaya kadar ihrâmdan çıkmayacağı için, ihrâmın yasakladığı şeylerden, her gün, sakınmaları lâzım olur. Mescid-i harâm içinde namaz kılanların önünden geçmek günâh değildir.
4-İmâmın üç yerde hutbe okumasıdır. Birisi Zilhicce ayının yedinci günü Mekke’de; ikincisi dokuzuncu günü, öğle namazı olunca, öğle ve ikindi namazlarından önce, Arafât’ta; üçüncüsü, onbirinci günü, Minâ’da okunur. Arafât’ta hutbe bitince öğle ve hemen sonra ikindi namazı cemâ’at ile kılınır. İmâma yetişemeyen ikindi namazını ikindi vaktinde kılar namazdan sonra imâm ve cemâ’at Mescid-i Nemre de Mevkıfe kıbleye karşı ayakta veya oturarak vakfeye durur. Cebeli Rahme kayaları üstüne çıkmak ve vakfe için niyet lâzım değildir.
5-Arafât’a gitmek için, Mekke’den Terviye [Zilhiccenin sekizinci] günü, sabah namazından sonra çıkmak. [‘Mekke’den Minâ’ya gidilir].
6-Arefe gününden önceki ve bayramın birinci günü, ikinci ve üçüncü geceleri Minâ da yatmak. (Üçüncü gece ve günü Minâ’da kalmak mecbûrî değildir.)
7-Arafât’a gitmek için, Minâ’da, güneş doğduktan sonra yola çıkmak.
8-Arefe gecesi Müzdelife de yatmak. Arafât’tan müzdelife’ye gelip, burada, yatsı vakti olunca, akşam ve yatsı namazları birbiri ardınca, cemâ’at ile kılınır. Akşam namazını Arafât’ta veya yolda kılanın, yatsının vakti  çıkmadan Müzdelifeye gelirse, burada tekrâr cemâ’at ile veya yalnız olarak, yatsı ile birlikte kılması lâzımdır.
9-Müzdelife’de, vakfeye, fecr ağardıktan sonra durmak. Gece müzdelife’de yatıp, fecr açılırken, sabah namazını hemen kılıp, sonra, (Meş’arilharâm denilen yerde, ortalık aydınlanıncaya kadar, vakfeye durulur. Güneş doğmadan önce, Minâ’ya hareket edilir. Yolda Muhasser denilen vâdîde durmamalıdır. Burası Eshâb-ı fîl durak yeridir.
10-Minâ’ya gelince (Mescid-i hîf)e en uzak olan ve (Cemre-i AKâ’be) denilen yerde, sağ elin baş ve şehâdet parmakları ile, iki buçuk metreden veya daha uzaktan, Cemre yerini gösteren duvarın dibine nohut kadar yedi taş atılır. Duvarın üstüne veya insana, hayvana çarptıktan sonra dibine düşerse câiz olur. Ertesi fecre kadar câiz ise de, o gün öğleden önce atmak sünnettir. Sonra, hiç durmadan buradan gidilip, isterse kurban keser. Çünkü seferî olana kurban kesmek vâcib değildir. Seferî olan hacıların, müfrid oldukları zaman kurban kesmeleri vâcib değildir. Kurbandan sonra traş olur ve ihrâmdan çıkar. Bayramın birinci günü Minâ’da olanlar ve bütün hacılar, bayram namazı kılmaz. Sonra, o gün veya ertesi gün veya daha ertesi gün Mekke ye gidip Mescid içinden niyet ederek (Tavâf-ı ziyâret) yapar. Buna (Tavâf-ül ifâda) da denilir. Tavâfı ziyâreti ve traşı bayramın üçüncü günü güneş battıktan sonraya  bırakmak mekruhtur ve kurban kesmek lâzım olur. Yalnız baygın olan kişinin yerine başkası tavâf yapılabilir. Tavâfı ziyârette (Reml) ve (Sa’y) yapılmaz. Tavâf namazından sonra Minâ’ya gelir. Öğle namazını Mekke’de veya Minâ’da kılar. Bayramın ikinci günü, öğle namazından sonra Minâ’da hutbe okunur. Hutbeden sonra, üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. (Mescid-i Hîf)e yakın olandan başlanır. Üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi kırkdokuz taş olur. Bunları öğleden önce atmak câiz değil veya mekruhtur. Üçüncü günü güneş batmadan önce, Minâ’dan ayrılır. Dördüncü gün de Minâ’da kalıp, fecrden güneşin gurubuna kadar dilediği zaman yirmi dört taş atmak müstehâbdır. Dördüncü günü fecre kadar Minâ’da kalıp taş atmadan ayrılırsa, koyun kesmek lâzım olur. Birinci ve ikinci yerlerinden taş attıktan sonra, kollar omuz hizâsına kaldırılarak ve el ayaları semaya ve kıbleye çevrilerek duâ edilir. Atılacak yetmiş taş, Müzdelife’ de veya yolda toplanır. Hayvan üstünde taş atmak câizdir. Tavâf-ı sadr) dan sonra, zemzem suyu içilir. Kâ’benin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak (Mültezem) denilen yere sürülür. Sonra, Kâ’be perdesine yapışıp, bildiği duâları okur. Ağlayarak  Mescid kapısından dışarı çıkar.
11-Arafât’ta, vakfeden önce gusletmek.
12-Minâ’dan Mekke’ye son dönüşte, önce Ebtah denilen vadiye gelip, burada bir miktâr durmaktır. Buradan Mekke’ye gelip dilediği kadar kalır.
13-Hacca giderken, muhtâc olmayan ana, bâbadan, alacaklılardan, kefilinden izin almak sünnettir. Ana bâba muhtâc ise, izinsiz gitmek harâmdır. Nafaka bırakmadı ise, hanımından izinsiz gitmesi de harâm olur. Mekke şehrine Mu’alla kapısından, Mescide Bâbüsselâm dan ve gündüz girmek müstehabtır.
Haccın sünnetini yapmayana ceza lâzım gelmez. Mekruh olur. Sevâbı, azalır.
 
Haccın Edepleri
Haccın Edepleri
 Soru: Haccın edepleri nelerdir?
 CEVAP
 Haccın edepleri şunlardır:
1-Hac yolculuğu için dinine, ilmine güvenilir sâlih kimselerle istişâre etmeli.
2-Bilhassa hac yolculuğu esnasında gösterişten sakınmaya çalışmalı.
3-Varsa, kul borcunu ve kul hakkını ödeyerek onlarla helâllaşmalı.
4-Tanıdıkları ile, arkadaşları ile helâllaşıp onların duâlarını talep etmeli.
5-Dargın olduğu müslüman varsa, barışmalı.
6-Bir şeyi başkası görsün, başkası işitsin diye yapmaktan, övünmekten sakınmalı.
7-Şüpheli olmayan tam helâl para ile hacca gitmeli.
8-Hacca giderken, din ve dünya işlerinde yardımcı olacak arkadaşlar bulmalı.
9-Âile fertlerinin nafakasını noksansız temin edip gitmeli.
10-Bilhassa hac yolunda Allahü teâlâdan daha fazla korkmalı.
11-Allahü teâlânın ismini çok zikretmeli.
12-Öfkelenmemeye dikkat etmeli, vakarlı olmaya çalışmalı.
13-Lüzûmsuz konuşmayı ve boş şeyleri terk etmeye çalışmalı.
14-Hacla ilgili hususları iyi öğrenmeli.
15-Hac esnasında alış-veriş ve ticaret yapmaktan uzak kalmaya çalışmalı.
16-Perşembe günü çıkamazsa, Pazartesi günü yola çıkmalı.
17-Hep abdestli durmaya gayret etmeli.
18-Evinden çıkmadan önce iki rek’at nâfile namaz kılmalı.
19-Hac veya umreden dönünce, iki rek’at nâfile namaz kılmalı.[Kaza borcu olan kaza kılmalı]
 
Medine’nin fazileti
Medîne-i münevvere ve kabri seâdeti ziyâret
Soru: Medineye girince ne yapılır? Peygamber efendimizin kabri şerifini ziyaret etmenin fazileti nedir? Nafile hac mı yapmalı yoksa muhtaç müslümanlara yardım mı etmeli?
CEVAP
Medîne’ye girerken ihrâma girilmez. Mekke’de ihrâmlı iken olan yasaklar, Medîne’de yasak değildir. Medîne şehri uzaktan görülünce salât ve selâm getirilir. Sonra, (Allahümme hâzâ haremü Nebîyyike ve mehbitü vahyike femnin aleyye biddühûli fihi vec’alhü vikâyeten li minennâr ve emânen minel azâb vec’alni minelfâizîne bi şefâatil Mustafâ yevmelmeâb.) denir. [Bu duânın arapça aslı......sayfadadır.]
Hac yaptıktan sonra, Medîne-i münevvereye gidip, Resûlullahın mübârek kabrini ziyâret etmek lâzımdır. Medîne’ye girince, yalnız kabr-i Nebîyi ziyâreti niyet etmelidir. Mescid-i Nebîde bir namaz, başka yerlerdeki bin namazdan daha üstündür. Oruç, sadaka, zikr ve Kur’ân-ı Kerîm okumak gibi ibâdetler de böyledir.  
Şehre veya Mescide girmeden önce gusül abdesti alınır. Güzel ve alkolsüz koku sürünülür. Yeni, temiz elbise giyinilir. Şehre yürüyerek girmek iyi olur. Eşyâlarını bir yere yerleştirdikten sonra, o yerlerin kıymetini ve yüksekliğini düşünerek, boynu bükük, kalbi kırık olarak; (Bismillah ve alâ Milleti Resûlillah) der ve hicret gecesi gelmiş olan (İsrâ) sûresinin sekseninci ayetini ve namazda okunan salavât-ı şerîfleri okuyarak ve (Vagfir lî-zunûbî veftah lî ebvâbe rahmetike ve fadlike) diyerek mescide gelir. Bâb-ı selâmdan veya bâb-ı Cibril’den mescide girip, minber yanında iki rek’at Tahıyyetül mescid namazı kılar. Minberin direği sağ omuzu hizâsına gelmelidir. İki rek’at da şükr namazı kılar. Duâdan sonra edeple kalkıp Hucrei Seâdete gelir. Muvâcehe-i Saâdet duvarına karşı, arkasını kıbleye dönerek,  
Resûlullah’in mübârek yüzüne karşı, iki metre uzakta, edeple durur. Resûlullahın kabr-i şerîfinde diri olduğunu, kendisini gördüğünü, selâmını duâlarını işittiğini ve cevap verdiğini, amin dediğini düşünür. (Esselâmu aleyke yâ seyyidî, ya Resûlallah ...) diyerek ... sayfadaki duâyı okur. Emanet olan selâmları söyler. Sonra salevât okuyup, dilediği duâyı yapar. Sonra yarım metre sağa gelip, (Esselâmu aleyke yâ hilîfeti Resûlillah ...) diye başlayan ... sayfadaki uzun duâyı okuyarak Hazret-i Ebû Bekr’e selâm verir. Sonra yarım metre sağa gidip, hazret-i Ömer’e de ... sayfadaki duâyı okuyarak selâm verir. Sonra kendine ve ana babasına ve duâ etmesini istemiş olanlara ve bütün müslümanlara duâ eder. Sonra yine Resûlullahın mübârek yüzünün karşısına gelir ... sayfadaki duâyı okur ve dilediği duâları yapar. Sonra Ebû Lübâbe hazretlerinin  kendini bağlayarak tevbe etmiş olduğu direğe gelir. Burada ve Ravda-i mutahhara nâfile, kaza kılar. Tevbe ve duâ eder. Dilediği zamanlarda (Mescid-i Kubâ ) ve (Mescid-i Kıbleteyn) Uhud şehîdleri ve Bakî’deki mezârları ve birçok meşhûr mübârek yerleri de ziyâret etmelidir.
Mescidde iki rek’at namaz kıldıktan sonra, Hücre-i saâdete gelip, mübârek yüzüne karşı döner. Diri iken olduğu gibi huzûrunda edep ile durup, salât ve selâm verir ve dinimizin bildirdiği duâları okur. Kabr-i Seâdeti ziyâret için uzaklardan gelmek de sünnettir. Hadîs-i şerîfler de buyuruldu ki:
(Bir kimse beni ziyâret etmek için gelse ve başka bir şey için niyeti olmasa, kıyâmet günü ona şefâat etmemi hak etmiş olur.) [Müslim]
(Hac edip kabrimi ziyâret eden, beni diri iken ziyâret etmiş gibi olur.)[Taberâni]
(Hac edipte, kabrimi ziyâret etmeyen beni incitmiş olur.)[Dârekutnî]
(Kabrimi ziyâret edene şefâatim vâcib oldu.)[İbni Huzeyme]
(Kabrimi ziyâret edene şefâ’atim helâl oldu.)[Bezzâr]
(Bana selâm verene, bende selâm veririm.) [Beyhekî]
(Kabrimin yanında, benim için okunan salevâti işitirim. Uzak yerlerde okunanlar bana bildirilir.) [İ.Ebî Şeybe]
Hacca giden fakîr, Mekke’ye gidinceye kadar nâfile ibâdet yapmaktadır. Nâfile sevâp almaktadır. Mekke şehrine girince hac etmesi farz olur. Zengin ise, memleketinden hac için çıktığı ânda farz sevâbı kazanmaktadır. Farzın sevâbı, nâfilenin sevâbından daha çoktur. Fakîri memleketinde ihrâma girerek yola çıkarsa, yolda da farz sevâbı kazanarak, zenginin sevâbına kavuşur. Anası veya babası kendisine muhtaç olmayan bir kimse, onlardan izinsiz farz olan hacca gidebilir, fakat nâfile olan hacca gidemez.
Cami, Kur’ân-ı kerîm kursu ve benzeri, islâma fâidesi olan işleri yapmak, nâfile hac ve umreden daha sevâptır. Nâfile hac ve umre yaparken harcanan paralar, müslüman muhtaçlara veriliyorsa, nâfile hac ve umre yapmak, kendi memleketinde sadaka vermekten daha efdal olur. Çünkü, hem mal ile, hem de beden ile ibâdet yapılmaktadır. (Hacda bir farzı veya vâcibi özürsüz terk etmemeli veya harâm, mekruh işlememeli. Aksi halde, nâfile hac ve umre yapmak sevâp değil günâh yapmak olur.) [Makâmâti mazhariyye]
Yazı (kitap, gazete, mecmua) ile, radyo ve TV ile islâmiyyete hizmet etmek, nâfile hac ve umreden daha hayırlıdır. Böyle cihâd hizmeti olmayanlar için, memleketinde fakîr, muhtaç ve Sâlihlere yahut seyyitlere ve Ehl-i Sünnet bilgilerini yayanlara yardım etmek, nâfile hacdan ve camî, Kur’ân-ı kerîm kursu ve benzeri hizmetleri yapmaktan daha sevâptır.
 
İfrad haccı nasıl yapılır
Soru: İfrad ve temettü haccı nasıl yapılır? Zemzemi içerken birşeye niyet edilir mi?
CEVAP
Önce ifrad haccının nasıl yapılacağını maddeler halinde bildirelim;
Mikâttan önce:
1-Tırnaklar kesilir.
2-Koltuk altı ve kasık temizlenir.
3-Gusledilir olmazsa abdest alınır.
4-Erkek, ihrâmla örtünür.( Kadın elbisesini çıkarmaz)
5-Baş açık ve ayaklar çıplak olur.
Mikât sınırında:
İhrâmın sünneti olarak iki rek’at nâfile namaz kılınır. Yalnız hac için niyet ve telbiye yapılır. Böylece ihrâma girilmiş olunur.
İhrâmdan sonra:
İhrâmdan çıkıncaya kadar ihrâmlıya yasak olan işlerden sakınılır. Tekbîr, tehlîl, selavâti şerîfe ve telbiye söylenerek yola devam edilir.
Mekke-i mükerreme’de:
1-Gusledip veya abdest alıp Harem-i şerîfe giderek “kudûm tavâfı” yapılır. Bu sünnettir.
2-Tavâftan sonra iki rek’at tavâf namazı kılınır.
3-Zemzem içilir, üstüne, başına dökmek iyi olur.
4-İhrâmlı olarak Mekke’de kalınır. Namazları Harem-i şerîf’te kılmaya çalışmalıdır. İstenildiği kadar nâfile tavâf yapılır.
5-Haccın sa’yı kudûm tavâfından veya nâfile bir tavâftan yahut ziyâret tavâfından sonra yapılır.
 
Terviye günü [8 Zilhicce]
Terviye günü sabah namazı Mekke’de kılınıp Minâ’ya çıkılır. Arefe günü sabah namazını müteakip Arafâta hareket edilir.
 
Arefe Günü [9 zilhicce]
1-Her firsatta telbiye, tesbih, tekbîr, tehlîl ve salevât okunur.[Hacılar, kendilerine, ana-bâba ve bütün müslümanlara duâ ederler.]
2-Öğle ve ikindi namazları, öğle vaktinde cem-i takdim ile kılınır.
3-Öğleden sonra vakfe yapılır.
4-Güneş batmadan Arafât’tan ayrılmamalı. Güneş battıktan sonra, akşam namazı kılınmadan Müzdeliye hareket edilir.
5-Akşam ve yatsı namazları müzdelifede cem-i tehir ile kılınır. Gece Müzdelife’de kalınır.
Şeytan taşlamak için taş toplanır.
 
Bayramın Birinci günü (10 zilhicce)
1-Sabah namazı kılınınca, Müzdelife’de “Meş’aril harâm’a gidilip orada vakfe yapılır.
2-Ortalık ağarıp güneş doğmadan Minâ’ya hareket edilir.
 
Minâ’da çadıra yerleştikten sonra:
1-AKâ’be cemresine [Büyük Şeytan’a] 7 taş atılır.
2-Saçlar tamamen kesilir veya kısaltılır. Böylece ihrâmdan çıkılmış olur.
 
Bayramın 2, 3 ve 4. Günleri
1-Bayramın ilk günü yapılmamışsa, ziyâret tavâfı yapılır. [Ziyâret tavâfını bayramın birinci günü yapmak daha faziletlidir.] Daha önce yapılmamışsa haccın sa’yi yapılır.
2-Küçük, orta ve AKâ’be Cemrelerine [üç şeytana] hergün yedişer taş atılır.
 
Minâ’dan Dönünce
“Veda Tavâfı” yapılır. Beytullah’a karşı durup zemzem içilir. Yüz ve baş yıkanır. Sonra Kâ’be-i şerîfin yüksek eşiği öpülür.
 
Zemzem İçmek
Hadîs-i şerîfler de buyuruldu ki:
(Zemzem, doyurucu ve hastaya şifâ vericidir.) [Bezzâr]
(Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allah korur.) [Hakim]
Abdullah ibni Mübârek hazretleri (Resûlullah “Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur.” Buyurduğu için bende kıyamette susuzluktan kurtulmak için zemzemi içiyorum) derdi. (İbni Mace)
İbni Abbas hazretleri de, zemzem içerken (Yarabbi senden faydalı ilim ve bol rızık ve her türlü hastalıktan şifâ istiyorum) diye duâ ederdi.
 
Temettü haccı nasıl yapılır
Mikâttan önce:
1-Tırnaklar kesilir.
2-Koltuk altı ve kasık temizlenir.
3-Gusledilir olmazsa abdest alınır.
4-Erkek, ihrâmla örtünür.( Kadın elbisesini çıkarmaz)
5-Baş açık ve ayaklar çıplak olur.
 
Mikât sınırında:
İhrâmın sünneti olarak iki rek’at nâfile namaz kılınır.Yalnız hac için niyet ve telbiye yapılır. Böylece ihrâma girilmiş olunur.
 
İhrâmdan sonra:
İhrâmdan çıkıncaya kadar ihrâmlıya yasak olan işlerden sakınılır. Tekbîr, tehlîl, salevâti şerîfe ve telbiye söylenerek yola devam edilir.
 
Mekke-i mükerreme’de:
     1-Gusledip veya abdest alıp Harem-i şerîfe giderek “kudûm tavâfı” yapılır. Bu sünnettir.
     2-Tavâftan sonra iki rek’at tavâf namazı kılınır.
     3-Zemzem içilir, üstüne, başına dökmek iyi olur.
     4-Safâ ile Merve arasında “umre’nin sa’yi yapılır. Sonra saçın en az dörtte biri veya tamamı kesilir yahut kısaltılır. Böylece ihrâmdan çıkılmış olur.
     5-İhrâmsız olarak Mekke’de kalınır. İstenildiği kadar “nâfile tavâf” yapılabilir.
 
Terviye Günü [8 zilhicce]
Terviye günü hac için niyet ve telbiye yaparak yeniden ihrâma girilir. Sabah namazı Mekke’de kılınıp Minâ’ya çıkılır. Arefe günü sabah namazını müteakip Arafâta hareket edilir. 
 
Arefe Günü [9 zilhicce]
1-Her firsatta telbiye, tesbih, tekbîr, tehlîl ve salevât okunur.[Hacılar, kendilerine, ana-bâba ve bütün müslümanlara duâ ederler.
2- Öğle ve ikindi namazları, öğle vaktinde cem-i takdim ile kılınır.
3-Öğleden sonra vakfe yapılır.
4-Güneş batmadan Arafât’tan ayrılmamalı. Güneş battıktan sonra, akşam namazı kılınmadan Müzdeliye hareket edilir.
5-Akşam ve yatsı namazları müzdelifede “cem-i tehir” ile kılınır. Gece Müzdelife’de kalınır. Şeytan taşlamak için taş toplanır.
 
Bayramın Birinci günü (10 zilhicce)
Sabah namazı kılınınca, Müzdelife’de “Meş’aril harâm’a gidilip orada vakfe yapılır. Ortalık ağarıp güneş doğmadan Minâ’ya hareket edilir.
 
Minâ’da çadıra yerleştikten sonra:
1-AKâ’be cemresine [Büyük Şeytan’a] 7 taş atılır.
2-Vâcib olan şükür kurbanı kesilir. Kesmeyecek ise, Zilhiccenin yedi,sekiz ve dokuzuncu günlerinde ve bayramdan sonra yedi gün daha oruc tutması lâzım olur. Hepsi on gün olur.
3-Saçlar tamamen kesilir veya kısaltılır. Böylece ihrâmdan çıkılmış olur.
 
Bayramın 2, 3 ve 4. Günleri
1-Bayramın ilk günü yapılmamışsa, ziyâret tavâfı yapılır. [Ziyâret tavâfını bayramın birinci günü yapmak daha faziletlidir.] Daha önce yapılmamışsa haccın sa’yi yapılır
2-Küçük, orta ve AKâ’be Cemrelerine [üç şeytana] hergün yedişer taş atılır.
 
Minâ’dan Dönünce
“Veda Tavâfı” yapılır. Beytullah’a karşı durup zemzem içilir. Yüz ve baş yıkanır. Sonra Kâ’be-i şerîfin yüksek eşiği öpülür.
 
Ceza gerektiren hususlar
Hacda ceza gerektiren hususlar
Soru: Hacda ceza gerektiren hususlar nelerdir?
CEVAP
Ceza gerektiren hususlar dört kısma ayrılır. Bunlar:
1-Bedene (deve veya sığır kesmeyi) gerektirenler,
2-Dem (koyun veya keçi) kesmeyi gerektirenler,
3-Sadaka vermeyi gerektirenler, (Fıtra miktârı)
4-Bedelini ödemeyi gerektirenler.
 
Bedene kesmeyi gerektirenler:
1-Arafât vakfesinden sonra ve ziyâret tavâfından önce cima’da bulunmak. (Arafât’ta durmadan önce olursa, haccı bozar.)
2-Ziyâret tavâfını cünüp olarak yapmak.
 
Dem kesmeyi gerektirenler:
1-Kudûm veya veda tavâfını cünüp olarak yapmak.
2-Bir uzvun tamamına koku sürmek.
3-Şaçına yağ sürmek veya kına yakmak.
4-Dikişli elbiseyi tam bir gün giymek.
5-Başını birşeyle örtmek.
6-Tıraş olmak.
7-Koltuk veya yüz kıllarını veyahut boyun kıllarını koparmak.
8-Tırnak kesmek.
9-Haccın vâciblerinden birini terketmek veya zamanında yapmamak.
 
Fıtra miktârı sadaka gerektirenler:
1-Bir uzuvdan az bir yere koku sürmek.
2-Bir günden az elbise giymek.
3-Başın veya sakalın dörtte birinden daha azını tıraş etmek.
4-Bir tırnak kesmek.
5-Kudûm veya veda tavâfını abdestsiz yapmak.
6-Veda tavâfından bir şavtı terketmek.
7-Cemrelerde atılan taşlardan birini eksik atmak.
8-Başkasını tıraş etmek veya başkasının tırnağını kesmek.
 
Fıtra miktârından az sadaka gerektirenler:
Bit veya çekirge öldürmek
 
Bedelini ödemeyi gerektirenler:
Av hayvanı öldürmek. Ayrıca Haremin, kesilmesi harâm olan bitkilerini kesmek.
 
UMRE
Umre nedir
Soru: Umre nedir, nasıl yapılır?
CEVAP
Umre, hac zamanı olan beş günden başka, senenin her günü, ihrâm ile yapılan, tavâf ve sa’y yapmak ve saç kazımak veya kesmektir.Umrenin farzı ikidir.İhrâm ve tavâf. İhrâm umrenin şartı, tavâf ise rüknüdür. Sa’y ve traş olmak ise vâcibtir.
Umre, ömürde bir defa, hanefi ve malikide sünnet, şafii ve hanbelide farzdır.
İhrâma girme yerleri:
Mekkeye mikât sınırları dışındaki yerlerden gelenler yolları üzerindeki mikâtlardan birinde ihrâma girerler. Mekke’de bulunulduğu esnada umre yapmak istenirse, Mekkeliler gibi, “Harem Bölgesi” dışına çıkılarak ihrâma girilir.
 
Umre nasıl yapılır
1-Mikât sınırlarının birinde ihrâma girilir ve niyet edilir.
2-Telbiye, tekbîr, tehlîl salevât-ı şerîfe okunarak Haremi şerîfe girilir. Niyet edilip umre tavâfı yapılır. Tavâf esnasında iztibâ ve ilk üç şavtta remel de yapılır.
3-Tavâf namazından sonra Mes’a’ya gidilerek umrenin sa’yi yapılır.
4-Tıraş olunup ihrâmdan çıkılır. Böylece umre tamamlanmış olur.
Umrede Arafât, Minâ, Müzdelife’deki menâsik, kudûm ve veda tavâfı yoktur.
 
Okunacak duâlar: Buraya yazmadık.
Mutlaka o duâları okumak da şart değil, herkes bildiği duâları okuyabilir.
 
Ziyaret Yerleri
Hacdan önce ve hacda ziyaret yerleri
Soru: Hacca gitmeden önce ve hacda önemli bazı ziyaret yerlerini yazar mısınız?
CEVAP
 
ANKARA
1-Hacı Bayram-ı Veli (Ulus)
2-Seyyid Abdulhakim-i Arvasi (Bağlum)
KONYA
1-Hazret-i Mevlana ve Müzesi
2-Sadreddin-i Konevi Hazretleri
3-Şemsi Tebrizi Hazretleri
4-Alaaddin Camii
5-İnce Minâre
6-Çinili Köşk
7-Koyunoğlu Müzesi
8-Selçuklu Sultanları
TARSUS
1-Eshâb-ı Kehf
2-Bilal-i Habeşi hazretlerinin makamı
Ş.URFA
1-Hazreti İbrahim’in ateşe atıldığı kale
2-Balıklı göl
MISIR
1-İmâm-ı Şafii Hazretleri
2-İmâm-ı Şarani
3-Seyyidet Nefise
BAĞDAT
1-Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri
2-İmâmı A’zam hazretleri
3-İmâm-ı Ahmet bin Hanbel
4-Seyyid Musa Kazım hazretleri
MEDÎNE
1-Ravda-i Mutahhara
2-Hz. Ebû bekir Sıddık [Sol yanı başındadır]
3-Hz. Ömer [Onun solunda]
4-Cennetü’l Baki [Hz.Aişe, Hz. Osman ve Eshâbı Kiram kabirleri]
5-Mescid-i Kuba
6-Mescid-i Kıbleteyn
7-Hazret-i Hamza’nın kabr-i şerîfi
MEKKE-İ MÜKERREME
1-Ebû Kubeys dağı
2-Hira dağı
3-Cennet-ül Mu’allâ kabristanı
MİNÂ
1-Hazret-i İsmailin kurban edildiği yer.
2-Hazret-i İsmailin şeytanı taşladığı yer
3-Mescid-i Haif
MÜZDELİFE
1-Mescid-i Meş’arilharâm
ARAFÂT
1-Mescid-i İbrahim-nemre
2-Cebel-i Rahme
ŞAM
1-Cami-i Emeviye ve Ak Minâre
2-Hazret-i Hüseyinin mübârek başı
3-Binti Zeynep (Hazret-i Hüseyinin kızı)
4-Bilal-i Habeşi hazretleri
5-Ebû Hureyre hazretleri
6-Ümmü Gülsüm hazretleri
7-Muhiddin-i Arabi hazretleri
8-Kırklar Makamı
9-Selahaddin-i Eyyubi
HUMUS
1-Halid bin Velid hazretleri ve oğlu
2-Hazret-i Ömerin oğlu Hz. Ubeydullah
 
Sağlık
Hacda hastalanmamak için
Soru: Hacda hastalanmamak için nelere dikkat edelim?
CEVAP
1-Temizliğe çok dikkat etmeli, yemeklerden önce ve sonra elleri yıkamalı.
2-Terledikten sonra mümkünse banyo yapmalıdır.
3-Çamaşırlar sık sık değiştirilmeli.
4-Gidilen ve kalınan yerlerde de temizliğe çok dikkat etmelidir
5-Sıcakta bozulacak gıdaları götürmemeli.
6-Açıkta satılan yiyecekleri almamalı.
7-Çokça limon götürülebilir.
8-Yağlı ve ağır yiyeceklerden sakınmalı.
9-Yoğurt uygun bir gıdadır. Su ihtiyacı için tuzlu ayran içmeli.
10-Hazır meyva suyu ve süt bulundurmak iyi olur.
11-Hazır memba sularını tercih etmeli. Memba suyu bulunmazsa, klorlanmış su içmeli.
12-Terleme ile su ve tuz kaybı, bilhassa kalb ve damar hastaları için daha tehlikelidir. Bu durumda tuzlu ayran veya su içilmeli.( Bir litreye [dört su bardağına] bir çay kaşığı tuz kafidir.) İshal oluncada tuzlu su içmelidir.
13-İshal için rastgele ilaç yerine, doktorun tavsiyesine uygun bir ilaç almalı.
14-Fazla terlemek zararlıdır. Tuzlu su veya tuzlu ayran içmeli. Limonata ve limonlu çay da iyidir.
15-İnce ve pamuklu elbise giymeli.
16-Terli çamaşırları sık sık değiştirmeli.
17-Cereyanda kalmamaya dikkat etmeli.
18-Baş dönmesi, şiddetli baş ağrısı, çarpıntı, nefes daralması, ateş, görmede bulanıklık gibi haller görülünce hemen serin bir yere gitmeli.
19-Güneş altında fazla kalmamalı. [Bilhassa kuşluk vaktinden ikindiye kadar]
20-Sokağa gece çıkmayı tercih etmeli.
21-Güneşte şemsiye kullanmalı.
22-Çok sıcaktan çok soğuk yere girmemeye dikkat etmeli.
23-Aircondition gibi soğutuculardan faydalanmaya çalışmalıdır.
 
Yorgunluk
Aşırı yorulmamalıdır. Fazla yorgunluk tehlikeli olabilir. Nâfileleri yapayım derken farzdan mahrum kalmamalıdır. Hastalık, ihtiyarlık veya kalabalık gibi bir özür ile vâcibler terk edilince, bir şey lâzım gelmez. Bir vekile yaptırmak lâzım olmaz.
 
Hacla ilgili bazı kelimelerin manaları
Hacla ilgili bazı kelimelerin manaları
Soru: Hac ile ilgili yazılarınızı zevkle takip ediyorum. Ama bazı kelimelerin manasını bilmiyorum. Ne demek olduklarını açıklar mısınız?
CEVAP
Afaki: Mikât sınırlarının dışından gelen hacılar.
Altın Oluk: Kâ’benin Hatimin karşısındaki kuzey duvarının üst orta kısmındaki yağmurları akıtan oluk.
Arafât:Mekke-i Mükerreme’nin güney doğusunda vakfenin yapıldığı yer.
Bâb-ı Cibril: Peygamber efendimizin Medîne-i münevvere’de inşa ettiği mescidinin doğru tarafındaki kıbleye yakın olan kapısı.
Bâb-ür Rahme: Rahmet Kapısı. Medîne’de Peygamber efendimizin yaptırdığı mescidin batı duvarındaki kuzey köşesine yakın olan kapısı.
Bâb-üs-Selâm: 1.  Mescid-i Harâm’ın doğu tarafına açılan, Bâb-ı Şeybe de denilen kapı.
2. Mescid-i Nebî’nin batı duvarında kıbleye yakın olan Bâb-ı Mervan olarak da bilinen kapı. Mescid-i Nebî’nin beş kapısından en büyüğü ve en süslüdür.
Bâb-üt-Tevessül: 1-  Mescid-i Nebî’nin kuzeye açılan kapısı. 2- Hicretin ikinci senesi Receb ayında, kıblenin Kudüs’ten Kâ’be’ye dönmesi emrolunca, mescidin Mekkeye karşı olan kapısı kapatılıp, karşısına, Şam tarafına yeni bir kapı açıldı. Şimdi bu kapıya Bâbüt-Tevessül deniyor.
Bedel: Başkası adına hac eden vekil.
Cebel-i Rahme: Arafât ovasının ortasındaki tepe. Rahmet dağı demektir.
Cebel-i Sevr: Peygamberimizin Mekke’den Medîneye hicret ederken ilk sığındığı yer.
Cem-i Takdim: Vakti girmemiş bir namazı, vakti giren bir namazla beraber kılmaktır. Hanefide yalnız hac mevsiminde arefe günü Arafât’ta, öğle ve ikindi, öğle vaktinde kılınır.
Cem-i Tehir: Vakti çıkan namazı, vakti giren namazla birlikte kılmaktır. Mesela akşam, yatsı ile yatsı vaktinde kılınır.  
Cemreler: Minâ’da birbirine birer ok uzaklıkta bulunan üç taş kümesidir. Bunlardan birincisine Cemre-i ula, ikincisine Cemre-i Vusta, üçüncüsüne Cemre-i AKâ’be denir.
Eshâb-ı fil: Bir çok fil ile Mekke’yi yıkmaya gelen Yemen Valisi Ebrehe’nin ordusu.
Cennet-ül Mu’allâ: Mekke’deki kabristanın ismidir.Hazret-i Hadice ve ba’zı Sahabe-i kiram buradadır.
Eyyam-ı Teşrik: Zilhiccenin 11,12 ve 13. günleridir. Kurban bayramının arefesinin sabah namazından, dördüncü günün ikindi namazına kadar, 23 farz namazın akabinde, tekbîr-i teşrik okunan günlere de denir.
Fidye: Yaşlanıp ölene kadar Ramazan veya kazaya kalmış oruçlarını tutamayanın veya iyi olmasından ümit kesilen hastanın (zengin ise) tutamadığı oruç karşılığında fakîrlere vermesi gereken bedel.
Hac Ayları: Şevval, Zilka’de ayları ile Zilhiccenin ilk on günüdür.
Hac Vakti: Arefe ve bayram günleri olmak üzere beş gündür.
Hacc-ı Asgar: Umre
Hacc-ı ekber: Farz olan hac. Haccetül-İslâm da denir.
Hacer-ül Esved: Kâ’benin doğu köşesinde cennetten gelen parlak siyah taş.
Hatim: Kâ’benin kuzey duvarı hizâsında yarım daire şeklinde duvarcık ile Kâ’be arasında kalan yer.İsmail aleyhisselâm ve annesi ve Hazret-i Hacer’in kabri buradadır.
Hervele: Safâ ve Merve arasında sa’y yapılırken yeşil direkler arasında süratli ve çalımlı  yürümek.
Hıra Mağarası: Cebel-i hira, Cabel-i nur dağındaki mağara. Peygamberimize ilk vahy bu mağarada indi.
Hil: Harem bölgesi ile mikât sınırları arasında kalan yerlerdir.
Hücre-i Seâdet: Medîne-i münevverede Peygamber efendimizin kabr-i şerîfi. (Burada Hz. Ebû Bekr ve Hz. Ömer de medfundur.)
İhrâm: Hac veya umre için niyet, telbiye ve kuşanılan iki arça örtü.
İstilam: Hac ve Umrede Kâ’beyi tavâfa başlarken veya tavâf sırasında Hacer-ül esved önüne gelindiğinde, elleri namaza durur gibi kaldırıp tekbîr, tehlîl getirerek (Allahü ekber, la ilahe illallahü vallahü ekber) diyerek onu selâmlamak ve el öpmek.El sürülemiyorsa uzaktan elleri kaldırıp, işaret yapmak.
İzar: İhrâmlının belden aşağıya doladığı örtü.
İztiba: Tavâfa başlarken, ihrâmın ortasını sağ koltu altından geçirip iki ucunu so pmuz üstüne getirmek.
Kubbe-i Hadra: Peygamber Efendimizin kabrinin üzerindeki yeşil kubbe.
Makam-ı İbrahim: Hazret-i İbrahim’in Kâ’beyi inşa ederken ve insanları hacca davet ederken üstüne çıktığı taşın bulunduğu yer.
Mekki: Mekke’de ve Mikât sınırları içinde ikamet eden kimseler.
Menâsik: Hacla ilgili fiil ve ibâdetler.
Merve: Sa’yin yapıldığı iki tepeden biri. Sa’y Safâ ve Merve tepeleri arasında yapılır.
Mes’a: Sa’yin yapıldığı yer. Safâ ve Merve arası.
Mescid-i Harâm: Beytullahın etrafındaki Mesciddir.
Mescid-i Hîf: Yetmiş peygamberin namaz kıldığı Minâdaki mesciddir.
Mescid-i Kıbleteyn: Peygamber Efendimiz Medîne-i münevverede öğle veya ikindi namazında iken kıblenin Kudüs’ten Kâ’beye dönülmesi emrinin geldiği mescid.
Mescid-i Kuba: Peygamberimizin hicret ederken, Medîne yakınında Kuba köyünde yaptırdığı mescid.
Meş’ar-il Harâm: Müzdelife’de bir tepe. Müzdelife vakfesinin bu tepede yapılması sünnettir.
Mikât: Afakilerin ihrâma girdikleri yerler ki Mekke’ye en uzağı Zülhuleyfe en yakını Yelemlemdir.
Minâ: Mekke ile Müzdelife arasında, Harem sınırları içinde bulunan bir bölge. Hacıların cemreleri taşladıkları ve kurban kestikleri yer.
Muhasser Vadisi: Minâ ile Müzdelifeyi birbirinden ayıran ve hacıların Minâ’ya giderken durmamaları gereken yer. Burası Eshâbı filin durak yeri idi.
Mültezem: Kâ’benin kapısı ile Hacer-ül Esved arasında kalan Kâ’be duvarında birkaç taştır.
Müzdelife: Arafât ile Minâ arasında kalan, Adem aleyhisselâmla yeryüzünde ilk buluştukları yer. Haccın vâciblerin müzdelife vakfesi burada yapılır.
Nâfile: Farz ve vâcib ibâdetlerinin dışında sünnetlerde dahil olmak üzere yapılan ibâdetler.
Niyet: Niyetin sözlük manası: Birşeye kalben azim, kasd ve ona yönelmekten ibarettir. Fıkıhta ise: Allah rızasını kazanmak içinilahi bir emri yerine getirmekte kalben ona yönelmek demektir.
Nüsük: Hac ve umrede yerine getirilmesi lâzım  olan işlerden herbiri, ibâdet.
Remel: Tavâfın ilk üçünde, erkeklerin kısa adımlarla, omuzları silkerek çalımlı yürümeleri.
Rida: İhrâmlının belden üst kısmına örttüğü dikişsiz örtü.
Rükn-i Hacer-il Esved: Kâ’benin  Hacer-il Esved tarafındaki köşesi.
Rükn-i Iraki: Kâ’benin Bağdat’a karşı olan köşesi.
Rükn-i Şami: Kâ’benin Şam’a karşı olan köşesi.
Rükn-i Yemani: Kâ’benin Yemen tarafında olan güney köşesidir. Burası da Hacer-ül esved gibi selâmlanır.
Sa’: Hacim ölçen bir ölçek. 1 Sa’ 4,2 litre buğday alan bir hacim ölçüsü birimi ki 3500 gram kadardır.
Sa’y: Safâ ve Merve tepeleri arasında Safâdan başlayarak Merveye, Merveden Safâya dört gidiş, üç geliş.
Safâ: Sa’yın başladığı tepe.
Salevât-i Şerîfe: Peygamberimiz için okunan duâlar. Allahümme Salli ve Allahümme Barik duâları.... “Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed....” demek.
Şavt: Tavâfta, Hacer-i Esved hizâsından başlayıp Kâ’benin etrafında dönerek tekrâr aynı hizâya gelmek. Sa’yda ise Safâ’dan Merve’ye yahut Merve’den Safâ’ya bir kerre gitmek. Her tavâfta ve sa’yde yedişer şavt vardır.
Şebeke-i Seâdet: Hücre-i Seâdetin dış duvarı etrafına yerden Mescid-i Nebî’nin tavanına kadar yükselen demir parmaklık.
Tavâf: Kâ’benin etrafında, Hacer-i esvedden başlayıp Kâ’be sola alınarak yedi kerre dönmektir.
Tavâf-ı Kudûm: Mekke-i mükerremeye varınca, yapılan ilk tavâf, Afakiler için sünnettir.
Tavâf-ı Nâfile: Mekke-i mükerremede bulunanların vakit vakit yaptıkları nâfile tavâf.
Tavâf-ı Sadr: Hac esnasında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Minâ’dan Mekke’ye gelindiğinde yapılan tavâf. Tavâf-ı Veda da denir. Hac vazifeleri bununla sona erer.
Tavâf-ı Umre: Umreye niyet edenin yaptığı tavâf. Yedi şavt.
Tavâf-ı Veda: Tavâf-ı Sadr.
Tavâf-ı Ziyâret: Arafâttan indikten sonra, kurban bayramı günlerinde yapılan tavâf. Tavâf-ı ifâda da denir.
Tavâf-ül ifâda: Tavâf-ı Ziyâret  
Tehlîl: “La ilahe illahü vahdehü la şerike leh Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve ala külli şey’in kadir” demek.
Tekbîr: “Allahü ekber, Allahü ekber. La ilahe illallahu vallahü ekber. Allahü ekber ve lillahi’l hamd” demek.
Telbiye: “Lebbeyk. Allahümme Lebbeyk. Lebbeyk la şerike leke lebbeyk. İnnel hamde ve’n-ni’mete vel mülke leke la şerike lek.” demek.
Tetavvu': Nâfile ibâdet.
Terviye günü: Zilhiccenin sekizinci günü. Bugün Minâ’ya çıkmak ve geceyi orada geçirmek sünnettir.
Udhiye: Kurban bayramında Allah rızası için kesilen vâcib kurban.
Umre: Hac zamanı olan beş günden başka, senenin her günü, ihrâm ile yapılan, tavâf ve sa’y yapmak ve saç kazımak veya kesmektir.
Vadi-yi Urene: Arafât ovasında bir vadi. Arefe günü Arafât’ın Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durmak, haccın farzlarındandır.
Vakfe: Durma. Arefe günü Arafâtın Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra bir miktâr durmak. Bu farzdır.       
 
Hac ile ilgili meseleler
Dini kuralları koyan Allahtır
Sual: (Türk milleti fakir olduğu için hacca gitmemesi gerekirmiş. Çünkü dinimiz israfı yasaklıyormuş.) diyorlar. Bunlara nasıl cevap vermeli?
CEVAP
Dini inançları bozmak için dört koldan saldırıya geçilmiştir. Her gün yeni bir şey çıkarılarak itikadımız, amelimiz zedeleniyor. “Hayzlı iken Kur’an okunur, oruç tutulur” gibi, dört delile (Kitaba, sünnete, icmaya ve kıyasa) aykırı fikirler üretilirken, şimdi de, mevsimi yaklaştığı için hac ibadeti bozulmaya çalışılıyor. Türk milleti fakir olduğu için hacca gitmemesi gerekirmiş. Çünkü dinimiz israfı yasaklıyormuş. Acaba bu sözlerinde samimiyet eseri var mıdır? Samimi isen, niye Bodruma, Avrupa’ya, Amerika’ya eğlenmeye gidiyorsun? Niye yoksulları gözetmeyip de, festivaller peşinde koşuyor, yılbaşı eğlenceleri tertip ediyor, devrilen çamlar altında, şarap fıçılarını boşaltıyor ve sabaha kadar kumar oynuyorsun?
Haccı engellemekle yoksulluk önlenemez. Peygamber efendimiz, yoksulluğu önlemenin yolunu bildirmiş, (Zenginlerin zekâtı, fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ fakirlerin rızkını başka yollardan verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir.) buyurmuştur. Demek ki zenginler zekatını yerli yerince verse, haccı engellemeye lüzum kalmayacak ve aç kalan fakir de bulunmayacaktır.
Emekli vaiz adı altında bir başkası da, (Diyanet fikir üretemiyor) diyerek, dinimizi bozmaya çalışıyor. (İslam dünyası aklını kullanmalı, yüzyıllardan beri, paslanan, çürüyen ve işlevini yitiren o akıldışı kilitleri söküp atmalı) diyor. Paslanan, çürüyen ne diye merak ettik. Baktık ki, bunlar, dinimizin, hac, kurban, tesettür gibi emirleri imiş. (Hacca gidecekler, kurban kesecekler, evsizlere, yoksullara yardım etmeli) diyor. Dini kuralları koyan Allahtır. Allah toplumda yoksulların olacağını bilmiyor muydu? (Bir toplumda yoksul varken, hacca gidilmez, kurban kesilmez) diyemez miydi? Demediğine göre, kurban derilerine  sahip çıkma hevesi gibi, kurbanın kendisine de, hac paralarına da sahip çıkmak mı istiyor?
Bu iş olmayınca da, (Hani islamiyet akıl diniydi? Niye aklını kullanmıyorsun? Akıl yolunu seçerek kurban ve hac paralarını niye yoksullara vermiyorsun) diyor. Felsefecileri ve sapık fırkalardan mutezileyi övüyor. (Farabi, İbni Sina, İbni Rüşt gibi düşünürler, İslamlığı hep aklın ve yaşanan dünyanın, insansal gereklerin aynasına tutarak değerlendirdiler. O dönemlerin ürünü olan Mutezile, inançta yazgıcılığı (kaderciliği) reddederek, İslamın akılsal yol ve yöntemlerle kurumlaşmasına çalıştı.) diyerek kaderi de inkâr ediyor. Kader, Allahın insanların başlarına gelecek işleri bilmesi ve bu bilgisinin  bir kitaba [levh-i mahfuza) yazılması demektir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah, onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir.) [Bekara 255]
(Allah her canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. Hepsi açık bir kitapta [levh-i mahfuzda] dır.) [Hud 6]
(Yaptıkları küçük büyük her şey, satır satır kitaplarda yazılmıştır.) [Kamer 52, 53]
Bu ve benzeri birçok ayet vardır. Ama inanan kim? Adam, hep Kur’an Kur’an der ama ya Kur’ana inanmaz veya onu istediği gibi yorumlar.
(İmam-ı Gazali'nin kilitlediği akıl kapısını açmak gerekir.) diyerek de, nakli esas alan âlimlere dil uzatıyor. Emekli vaizin aklı var da, İmam-ı  Gazali veya öteki âlimlerin aklı yok mu idi? Adam, (Benim düşüncemde olan akıllı, benim gibi düşünmeyen akılsızdır.) demek istiyor.
(Örtünme Kur’an'da bir dönemin, bir olayın zorunluluğu olarak vardır. Ama günümüzde o zorunluluklar birtakım yasal ve yaşamsal önlemlerle, gereklerle başkalaşmıştır. O halde herkes Avrupalı gibi giyinmelidir) diyerek tesettüre de dil uzatıyor.
     Allahü teâlânın tam olarak gönderdiği dinde noksanlık arayanlar, kendi yüzkaralarını ortaya çıkarmış olurlar. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Bugün, dininizi kemale erdirdim, ikmal ettim. Size olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâmı seçtim.) [Maide 3]
 
Hacda taklid işi
Sual: Şâfiî mezhebini taklid eden Hanefî, hacda yabancı kadınlara dokununca abdesti bozulur. Ne yapması lazımdır?
CEVAP
Şâfiî’yi taklid eden Hanefîler, diğer şâfiîler gibi, Hanefî veya Mâlikî’yi taklid ederler. Buna mecbur oldukları için telfîk olmaz. Yani mahzuru olmaz. Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefînin hacda başka bir mezhebi taklid etmesi gerekmez. Bir mezhebi bir hususta taklid edince, o husustaki farzlarına uymak, müfsitlerinden kaçmak gerekir. (Hulâsat-üt-tahkîk)
 
Medine’nin fazileti
Sual: Hac edildikten sonra Medine’ye gitmek gerekir mi?
CEVAP
Bu sualin cevabı verilmişti. Önemli olduğu için tekrar yazalım. Medine-i münevvere çok kıymetlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Medine, kötüleri çıkarır, körüğün, demirin kötüsünü çıkardığı gibi.) [Buharî]
(Medine’nin açlık ve şiddetine sabreden her mümine, kıyamette şefaat ederim.) [Müslim]
(Medine’de ölebilen, orada ölsün. Ben, orada ölenlere şefaat ederim.) [Tirmizî]
(Bütün beldeler kılıçla, Medine ise Kur’anla fetholundu.) [İbni Neccar]
(Medine-i münevvere, İslâm’ın kubbesi, hicretin toprağı, helal ve haramın meskenidir.) [Taberanî]
Kısaca o mukaddes durağın taşı, toprağı ve her yeri Fahr-i kâinat efendimizin yakınlığı ile şereflenmiştir. Medine halkı, Resulullah efendimizin uğur ve bereketlerinden feyz almak için kendilerini evlerine davet ederlerdi. Aynı zamanda evlerinde namaz kılmasını murad edinirlerdi.
İmam-ı Malik hazretleri, Medine içinde hayvana binmekten kaçınır, (Bir yerde ki, Resulullah yaya gezip mübarek ayağı dokunmuştur, ben oraya hayvan ayağıyle basmam) buyururdu.
Ziyaret edilen üç mescid
Fahr-i âlem efendimizin ziyaretine gitmeye niyet eden, Onun Mescid-i şerifini ziyarete, orada namaz kılmaya da niyet etmelidir! Çünkü Onun mescidi, ziyaret için yolculuk yapılan üç mescitten biridir. Bu üç mescit şunlardır: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa, Mescid-i Nebevi.
Farz ve nafile namazları, Resulullah efendimizin mukaddes mescidinde kılmaya çalışmalıdır! Özellikle Ravda-i mutahharada kılmaya gayret etmelidir! Peygamber efendimiz buranın (Cennet bahçesi) olduğunu bildirmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Mescid-i haram hariç, mescidimde kılınan bir namaz, başka mescidde kılınan bin namazdan daha sevaptır.) [Buharî]
(Mescidimde, kırk vakit namaz kılan kimse için, cehennemden kurtuluş beratı yazılır.) [Tirmizî]
Kuba mescidini de ziyaret ederek, orada namaz kılmalıdır! Peygamber efendimiz, her cumartesi günü Kuba mescidine gider, orada iki rekat namaz kılardı. (Müslim)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kuba mescidinde namaz kılmak umre yapmak gibidir.) [Tirmizî]
(Gusledip, Kuba mescidine giderek, orada namaz kılana umre yapmış gibi sevap verilir.) [İ. Ahmed]
Bakî kabristanını da ziyaret etmelidir! İmam-ı Malik hazretleri buyurdu ki: (Medine’de eshab-ı kiramdan onbin kişi vefat etmiştir. Onlar hep Bakî’de gömülüdür.)
Peygamber efendimiz, Bakî’ye çıkar (Esselamü aleyküm ey müminler topluluğunun yurdu) diye selam verirdi. (Müslim)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İki kabristan, güneş ve ayın yer halkına ışık vermesi gibi gök halkına ışık verir. Birisi Medine kabristanı, öteki de Askalân kabristanıdır.) [İbni Neccar]
(Haremeynden [Mekke ve Medine’den] birinde ölen, emin olarak dirilir.) [Beyheki]
Eminden maksat, kıyamet korkularını çekmeyendir.
 
Hac yerine sadaka
Sual: Hacda ölmekten korkuyorum. Hacca gitmek yerine, bir hayır kurumuna yardım eden, aynı sevâba kavuşur mu? Bu uygun değilse haccın kabul olması için nelere dikkat etmeli?
CEVAP
Bir kimse, hacca gitmeyip onun yerine, bin tane câmi, bin tane okul, bin fakîre ev yaptırsa, hacca gitme sevâbı alamaz. Zekât vermeyip onun yerine, bin tane câmi, bin tane okul yaptırsa, bir kuruşluk zekât borcunu ödemiş olmaz. Namaz kılmıyan kimse de, bir vakit namaz yerine, bin tane câmi, bin tane okul yaptırsa, bir vakit namaz sevâbına kavuşamaz, bir vakit borcu ödenmiş olmaz.
İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
(Farz ibâdetin yanında nâfile ibâdetlerin hiç kıymeti yoktur. Deniz yanında damla kadar bile değildir. Melun şeytân, bazı kimseleri aldatarak farzları küçük gösteriyor. Nâfileye önem verdiriyor. Zekât verdirmeyip, nâfile sadakaları güzel gösteriyor. Hâlbuki, zekât niyetiyle fakîre bir altın vermek, yüz altın sadaka vermekten daha sevâbdır. Çünkü zekât vermek farzı yapmaktır.) [m.29]
Farz haccı yaptıktan sonra, nâfile hacca gitmeyip onun yerine yakınlarına, fakîrlere yardım etmek elbette çok sevâb olur. Farz olan hacca gitmeye çalışmalıdır! Bir defa farz olan haccı yapmak, yirmi defa Allah yolunda savaşmaktan daha sevâbdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Hac, suyun kirleri temizlediği gibi, günâhları yok eder.) [Taberânî]
Kabûl olan hac, kılınmamış namazların, tutulmamış oruçların, verilmemiş zekâtların günâhlarının affına sebep olmaz. Bunları geciktirme günâhlarının affına sebep olur. Kul borçları da verilmedikçe veya helâllaşılmadıkça ödenmiş olmaz. Kul ve Hak borcundan başka günâhlar affedilir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Arafat’ta vakfeye durup da günâhlarının affedilmediğini zanneden mü’min, büyük günâha girmiş olur) [Hatîb]
Haccın kabûl olması için, haccın farzlarını, vâciblerini ve sünnetlerini yapmaya çalışmalı, niyeti düzeltmeli, riyâ karıştırmamalı, ihlâsla hareket etmeli ve helâl para ile hacca gitmelidir! Ticâreti, dünyalık işleri, hac işine karıştırmamalı, borçları varsa ödemeli, hak sahipleri ile helâllaşmalı, günâhlarına tevbe etmelidir! Bunlara riâyet edilerek yapılan hac makbûl olur. İki hadîs-i şerîf meâli:
(Hac edin ki, muhtaç olmayın! Sefere çıkın ki sağlığa kavuşun!) [Şir’a]
(Hac zenginliğe, zinâ fakîrliğe sebep olur.) [Taberânî]
Hacca giden, başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek sıkıntılara da katlanmalı, yumuşak davranmalıdır! Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Yumuşak davranmıyan hayır yapmamış olur.) [Müslim]
Sert, kırıcı olmaktan da kaçmalıdır! Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Sertlikten, çirkin şeyden sakının! Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir.) [Müslim]Hacca giderken orada ölmekten korkmamalıdır! Hattâ hac yolunda ölmeyi ganîmet bilmelidir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Hacca giderken veya gelirken ölenin, bütün günâhları affolur. O kimse, hesâba çekilmeden ve azâb görmeden Cennete girer.) [İsfehânî]
 
Medîne’ye Gitmek
Sual: Hac ibâdetini bitirdikten sonra Medîne’ye gitmek haccın şartlarından mıdır?
CEVAP
Haccın şartlarından değilse de, mutlaka Medîne-i münevvereye gitmeye çalışmalıdır! Peygamber efendimizin mübârek kabr-i şerîfini ziyâret etmeli, büyük fazîletlere kavuşmalıdır! 
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Kabrimi ziyâret edene şefâ’atim vâcib olur.) [Beyhekî]
(Medîne’ye gelip kabrimi ziyâret eden, Kıyâmette komşum olur, ona şefâ’at ederim.) [Şir’a]
(Hac edip kabrimi ziyaret eden, beni diri iken ziyaret etmiş gibi olur.) [Taberânî]
(Bir kimse beni ziyaret etmek için gelse ve başka birşey için niyeti olmasa, kıyamet günü ona şefaat etmemi hak etmiş olur.) [Müslim]
(Hac edip de, beni ziyaret etmiyen, beni incitmiş olur.) [Dârekutnî]
(Kabrimi ziyaret edene şefaatim helal oldu.) [Bezzâr]
(Bana selam verene, ben de selam veririm.) [Beyhekî ]
(Kabrimin yanında, benim için okunan salevatı işitirim. Uzak yerlerde okunanlar bana bildirilir.) [İbni Ebî Şeybe] 
[Bu müjdelere kavuşabilmek için elbette Ehl-i sünnet i’tikâdında olmak şarttır. Bid’at ehlinin veya gayrı müslimlerin yaptığı hiçbir ibâdet kabûl olmaz.]
 
Haram para ile hac
Sual: Haram para ile hacca gidilse, hac sahîh olur mu?
CEVAP
Haram para ile hacca gidilmez. Gidilirse, hac sahîh olursa da, hacdan hâsıl olacak sevâba kavuşulmaz. (Hadîka)
 
Ayakbastı parası
Sual: Müslümanlardan veya kâfirlerden ayakbastı parası almak harâm mıdır?
CEVAP
Evet harâmdır. (R. Muhtâr)
 
Enişte veya kayınbiraderle hac
Sual: Bir kadın, eniştesi veya kayınbiraderi ile, uzun yola çıkabilir mi ve hacca gidebilir mi?
CEVAP
Enişte ve kayınbirader, mahrem akrabâ olmadığı için bunlarla yalnız kalmak günâh olduğu gibi uzun yola gitmek de câiz değildir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Allaha ve âhırete inanan bir kadının, yanında babası veya oğlu veya kocası veya erkek kardeşi veya bir mahremi olmadan üç günlük ve daha fazla bir yola gitmesi helâl olmaz.) [Buhârî]
(Kocası veya mahremi olmıyan müslüman bir kadının hacca gitmesi helâl olmaz.) [Taberânî]
Ancak bir zarûret veya ihtiyâç olunca, meselâ mahrem kimse bulamayıp sefere de çıkmak lâzım olunca, yanında mahrem erkekleri bulunan sâliha hanımlarla beraber gitmek câiz olur. Fâsık akrabâ yerine, sâlih olan yabancılar tercih edilir. Sâlih kimse, insanın düşmanı bile olsa, harâm işlemekten korktuğu için malımıza, canımıza, ırzımıza zarar vermez. Seferde olan bir hanım ise, yanında mahrem akrabâsı olmasa da, beyinin ikâmet ettiği yere gelebilir. (Bahr-ül fetâvâ)
 
Vacip kurbanı kesemiyen
Sual: Bayramda kendisine vâcib olan kurbanı kesemiyen ne yapar?
CEVAP
Kurban kesmek zengine vâcibdir. Fakîrin kurban kesmesi gerekmez. Zengin, kurban kesememişse, bayramdan sonra kesmez, değerini altın olarak bir fakîre verir. (Cevhere)
 
Hacca giderken ziyafet
Sual: Hacca giderken ve hac dönüşü tanıdıklara yemek vermek, mevlid okutmak uygun mudur?
CEVAP
Hacca ve askere giderken, yolculuğa çıkarken, buna benzer işlerde, yemek vermekte, ziyâfet çekmekte mahzûr yoktur. Dönüşlerinde de böyledir. Bunlar mubâh âdettir. Yapılsa da olur, yapılmasa da olur. Ancak gösterişe kaçmadan her ne zaman olursa olsun yemek yedirmek sevâbdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Yemek yedirmek ve güzel söz, haccın güzel olmasına sebeptir.) [Beyhekî]
(Hayırlınız, yemek yedirendir.) [Hâkim]
(Kişi arkadaşları ile yediği yemekten hesâba çekilmez.) [İ.Gazâlî]
(Amellerin en fazîletlisi, bir mü’minin aybını örtmek, karnını doyurmak ve bir ihtiyâcını karşılamak suretiyle onu sevindirmektir.) [Taberânî]
(Cennette öyle güzel köşkler vardır ki, bunlar, tatlı konuşan, yemek yediren ve herkes uyurken namaz kılanlar içindir.) [Tirmizî]
(Allahü teâlâ, arkadaşına yemek yedirip su içireni, Cehennemden uzaklaştırır.) [Taberânî]
Her zaman, bid’at karıştırmamak şartı ile mevlid okutmak sevâbdır.
 
Ölen babanın yerine hac
Sual: Ölen babamın yerine hacca gitmek istiyorum. Ne yapmam lâzımdır?
CEVAP
Vekâleten hacca gidecek kimsenin daha önce haccetmiş olması yahut zengin birisi olması tercîh edilmelidir! Vekîl olarak hacca gidecek kimse fakîr ise, daha önce de hacca gitmemişse, kendi için de, başka bir yıl hac yapması farz olur. (Ukûd-üd-dürriyye)
Vekîlin [ölünün], ihrâma girerken, emreden kimse için, kalb ile niyet etmesi şarttır. Hac borcu olan kimsenin, öldükten sonra kendi için hac yapacak vekîlin adını bildirerek vasî olan kimseye emîr vermesi lâzımdır. Meyyit veya meyyitin vasî yaptığı yabancı kimse, vârislerden birini, diğer vârisler izin vermedikçe, vekîl yapamaz.
Bir kimse izin vermeden, başkasının, bunun yerine hacca gönderilmesi câiz değildir. Yalnız vâris, ölen akrabâsı, vâsıyyet etmemiş, ya’nî hac parası ayırmamış ise, kendine mîrâs kalan para ile, onun yerine hacca gidebilir veya başkasını gönderebilir. Böylece ana-babasını hac borcundan kurtarmış olur. Kendine de, farz olmuş ise, kendi için, ayrıca gitmesi lâzımdır. Onları borçtan kurtarması, kendine çok sevâb kazandırır.
 
Başkası yerine hac
Sual: Ölmüş veya sağ olan bir kimsenin yerine farz olan hacca gitmek câiz midir? Meselâ bir kimse, bu yıl dayısının, öteki yıl amcasının yerine gidiyor. Onlar, hac borcundan kurtuluyor mu?
CEVAP
Namaz, oruç gibi beden ile yapılan ibâdetler başkası yerine yapılamaz. Herkesin kendi yapması lâzımdır. Vekâletle yaptırılamaz. Zekât gibi yalnız mal ile yapılan ibâdetleri, onun izni ve malı ile başkasının yapması câiz olur. Hac, hem beden, hem mal ile yapılır. Bir kimse, hayatta iken, bir özrü de yok iken onun yerine başkası hac yapamaz. Devamlı özrü olan, kendi yerine başkasını hacca gönderebilir. İzinsiz vekîl olup haccedenin haccı kendine olur. Sevâbını vekîl olduğu kimseye bağışlıyabilir. Fakat bağışladığı kimse, hac borcundan kurtulamaz. (R. Muhtâr)
 
Kadınların hacca gitmesi
Sual: Mahremi olmıyan kadınların, Şâfiî mezhebini taklîd ederek hacca gitmeleri câiz midir?
CEVAP
Hanefî mezhebinde, kadının mahremsiz sefere çıkması, hacca gitmesi harâmdır. Şâfiî mezhebinde, kadının mahremi olmadan, emîn kadınlarla birlikte hacca gitmesi câizdir. Hanefî kadın, Şâfiî’yi taklîd ederek, böyle hacca gidemez. Çünkü mezheb taklîdi, ancak emrolunan bir iş yapılırken, meşakkat, sıkıntı olduğu zaman, bu sıkıntıdan kurtulmak içindir. Mahrem bir erkeği bulunmıyan kadının hacca gitmesi emrolunmadı ki, Şâfiî’yi taklîd etmek lâzım olsun. Ya’nî mahremi olmıyan kadına hac farz olmaz. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Kadın, yanında bir mahremi olmadan hacca gidemez.) [Bezzâr]
Kadın mahremi ile hacca giderken yolda, mahremi ölse, zarûret olduğu için Şâfiî mezhebini taklîd eder. Yanî mahreminin ölmesi, Şâfiî mezhebini taklîd etmesi için özür olur. Hacca giden Şâfiî bir erkeğin, hanımına veya yabancı kadınlara, Şâfiî bir kadının da kocasına veya yabancı erkeklere dokunmaması çok zordur. Dokununca da abdesti bozulur. Sık sık abdest almak da zor veya imkânsız olur. İşte bu sıkıntıdan kurtulmak için Şâfiîlerin, Hanefî’yi taklîd etmeleri, câiz ve lâzım olur. (Hadîka, Hulâsat-üt-tahkîk)
 
Şeytan taşlamak
Sual: Bazıları, şeytân taşlamanın aslı olmadığını söylüyorlar. Bu husûsta hadîs var mıdır?
CEVAP
Birşeyin aslı olması için mutlaka hadîs-i şerîf ile bildirilmesi lâzım değildir. Dînimizde dört delil vardır. Bunların birisinde varsa, başka delil aranmaz. Bütün fıkıh kitaplarında şeytân taşlamanın vâcib olduğu bildirilmektedir. Bu husûsta birkaç hadîs-i şerîf şöyle:
(Yâ Resûlallah, bu taşları şeytâna atmaktaki mükâfatımız nedir?) diye sorana, buyurdu ki: (Bunun mükâfatını, en çok muhtaç olduğun Kıyâmette, Rabbinin katında bulacaksın!) [Taberânî]
(İbrâhim aleyhisselâm, hac yapmaya geldiği vakit, ilk cemrede [şeytân taşlama yerinde] yolunu kesen şeytâna yedi taş attı. Şeytân yere battı. İkinci cemrenin yanında görünce yine yedi taş attı. Şeytân yine yere battı. Üçüncü taşlama yerinde şeytânı tekrar görünce, yedi taş atıp onu yerin dibine geçirdi.) [Hâkim, İbni Huzeyme]
Resûlullah efendimizin şeytân taşlamaya yaya gidip geldiği Tirmizî’deki hadîs-i şerîfte bildirilmektedir.
 
Farz ile haram çakışınca
Sual: Hacda tavâf ederken çok kalabalık oluyor, kadın erkek birbirine dokunuyor. “Zarûret olduğu için harâm olmaz” deniyor. Doğru mudur?
CEVAP
Farz ile harâm çakışınca, ya’nî farzı edâ ederken harâm işlemek mecbûriyeti olunca, harâm işlememek için farzı tehir etmek lâzımdır. Meselâ, zengin olan bir kadının hacca gitmesi farzdır. Hacca yalnız gitmesi ise harâmdır. Mahremi bulunmadığı müddetçe, harâm işliyerek yalnız başına hacca gidemez.
Bunun gibi farz olan tavâfı yapabilmek için erkeklere dokunarak, harâm işliyerek tavâf yapamaz. Kalabalık olmadığı zamanlarda tavâf eder. (R.Muhtâr)
 
Hacer-i esved’i öpmek
Sual: Hacıların hacer-i esvedi öpmesi gerekir mi?
CEVAP
Hacer-i esved’i öpmek sünnettir. Müslümanlara eziyet vermeden öpmeye çalışmalıdır! Eziyet verecekse uzaktan istilâm etmelidir! Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Hacer-i esved, Cennet yakutlarındandır. Kıyâmette, iki gözü ve bir dili olduğu hâlde getirilir. Ta’zîm ve sıdk ile istilâm edenin lehinde şâhitlik eder. Riyâ ve alay ile istilâm edenin de aleyhine şâhitlik eder.) [Tirmizî]
[İstilâm: Hacer-i esved’i öpmek, elle okşamak, kalabalık dolayısıyla mümkün olmazsa, uzaktan hürmet işâreti yapmak.]
 
Yolda hastalanıp ölen
Sual: Hacca giderken yolda hastalanıp ölen fakîr hacı olur mu?
CEVAP
Hac yapmıyan hacı olamaz. Ancak niyetine göre çok sevâb alır. Çünkü hac yapmak niyetiyle yola çıkmıştır. Hadîs-i şerîfte, (Bir iyilik yapmaya azmedip de yapamıyan kimse, o iyiliği yapmış gibi sevâb alır) buyuruluyor. Hastalık veya başka sebeplerle cihâda gidemeyip Medîne’de kalan Eshâb-ı kirâm için Peygamber efendimiz, (Medîne’de kalmış öyle kimseler vardır ki, bu cihâddan alacağımız mükâfatta, onlar da bize ortaktır) buyurdu. Çünkü niyetleri cihâda gitmek, mallarını ve canlarını Allah yolunda harcamak idi. Ancak onları bu cihâddan alıkoyan bedenlerine ârız olan mânidir.
 
Hacca görevli gitmek
Sual: Fakîr bir kimse, sağlık görevlisi olarak veya başka bir görevle Mekke’ye gidip hac yapsa, hac borcundan kurtulur mu, ileride zengin olsa, tekrar hacca gitmesi gerekir mi?
CEVAP
Mekke-i mükerremeye, hac vaktinde her ne sûretle gidilirse gidilsin, orada farz olarak niyet edip hac yapan, hac borcundan kurtulur, ileride zengin olsa da, tekrar hacca gitmesi gerekmez. (Redd-ül- Muhtâr)
 
Haccın sahih olması için
Sual: Hacca gidenin bütün günâhları affolur deniyor. Buna namaz, oruç ve kul borcu da dahil midir?
CEVAP
Hacca gidip gelenin değil, haccı kabûl olanın günâhları affolur. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Kabûl olan bir hac, geçmiş günâhları yok eder.) [Beyhekî]
(Haccedip, kötü söz söylemiyen ve doğruluktan ayrılmıyan kimse, anasından doğduğu günkü gibi günâhsız olur.) [Buhârî]
Haccın sahîh ve kabûl olmasının şartları vardır. Sahîh olması için vaktinde hac yapılması lâzımdır. Kabûl olması için de, haccın sahîh olması, o kimsenin i’tikâdının düzgün olması, bid’at ehli olmaması gibi şartları vardır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Bid’at işliyenin, orucu, haccı, cihâdı kabûl olmaz.) [Deylemî]
Hac, sahîh ve kabûl olsa da, kul borçları, namaz, oruç borçları ödenmiş olmaz. Kul borçlarını ödemek, namaz ve oruç borçlarını kazâ etmek sûretiyle ödemek lâzımdır. (Kebâir ve Segâir)
Bir kimse, tevbe-i nasûh yaparsa, günâhları affolur. Namazlarını kazâ etmedikçe, yalnız tevbe ile affolmaz. Kazâ ettikten sonra tevbe ederse, affolması ümit edilir. (Akidet-ün necâh) Önce düzgün bir i’tikâda sahip olmak, bid’atlerden kaçmak, kul ve Hak borcunu ödemek lâzımdır
 
Haccı mebrur
Sual: Hacc-ı mebrûr nedir?
CEVAP
Şartlarına uygun olarak ihlâs ile yapılan hacca, (Hacc-ı mebrûr) denir. Hacc-ı mebrûr, kazâya kalmış olan farzlardan ve kul haklarından başka günâhların affına sebep olur. Bu ikisinin affolması için kazâların ve kul haklarının ödenmesi de lâzımdır.
Hac sebebiyle, farzı yapmamanın günâhı affedilmez ise de, vaktinde yapmamanın, vaktinden sonraya bırakmanın günâhı affedilir. Hacdan sonra, farzları kazâ etmeye hemen başlanmazsa, geciktirme günâhı tekrar başlar ve zamanla kat kat artar. Farzın kazâsını geciktirmek büyük günâhtır. Bunu iyi anlamalıdır.(Hacc-ı mebrûr yapanın günâhları affolur) hadîs-i şerîfi, kazâ ve kul hakkından başka günâhların affolacağını göstermektedir.Peygamber efendimizin, Arefe gecesi ve Müzdelife’de, hacıların günâhlarının affedilmesi için yaptığı duâların da, böyle olduğu bildirilmiştir. Kazâ ve kul haklarının da, affa dahil olduğunu bildiren âlimler var ise de, bunlar, tevbe edip de kazâdan ve ödemekten âciz olanlar içindir. Hûd sûresinin (Hasenât, günâhları yok eder) meâlindeki 114.âyeti, farzın terkinden hâsıl olan geciktirme günâhı, o farz kazâ edilince, affolur demektir.
Hac yolunda ölmek
Sual: Vücûb ve edâ şartları kendisinde bulunan, yanî hacca gitmesi farz olan kimse, hac yolunda ölürse yerine vekil gönderilmesi gerekir mi?
CEVAP
Kendisine o sene hac farz olmuşsa yerine vekil gönderilmesi gerekmez, haccı sâkıt olur. Hac farz olduğu sene gitmeyip de sonraki senelerde, hac yolunda veya evinde hasta veya hapis, sakat olursa yerine başkasını, kendi memleketinden bedel göndermesi veya bunun için vasıyyet etmesi lâzımdır. Bedel gönderdikten sonra iyi olursa, kendinin gitmesi de lâzım olur. Sonraki senelerde hacca giderse, te’hîr günâhı affolur. (R.Muhtâr)
Hac yolunda ölmek bir ni’mettir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Hacca giderken yolda ölene, Kıyâmete kadar hac, Cihâda giderken de ölene, Kıyâmete kadar cihâd sevâbı yazılır.) [Ebû Ya’lâ]
(Mekke’ye giderken ve oradan dönerken ölene, âhirette terâzî kurulmaz, hesâba çekilmez ve günâhları affedilir.) [İsfehânî]
Hac yolunda harcanan paranın fazîleti de çoktur. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Hac için harcanan mala, Allah yolunda cihâdda harcanan mala verildiği gibi yediyüz misli sevâb verilir.) [Beyhekî]
(Hacceden zenginleşir.) [Hâkim]
(Haccediniz ki, ihtiyâçlardan kurtulasınız. Seyahat ediniz ki, sağlığa kavuşasınız.) [Şir’a, Abdürrezak]
 
Hacca gitmek için
Sual: Hanımın nisâbın üstünde bileziği var. Hacca gitmesi farz mıdır?
CEVAP
Parası olmak kâfi değildir. Hacca götürüp getirecek mahreminin bulunması da şarttır. Bulunmazsa, (Eğer vefât edene kadar hacca gidemezsem, yerime vekil gönderilsin) diye vasıyyet eder. (Ukud-üd-dürriyye)
 
Bayram kurbanını vekaletle
Sual: Hacda 15 günden fazla kalan, mukîm olup kendisine kurban kesmesi vâcib olacağı için, bayram kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye’deki bir yakınına vekâlet verip kestirebilir mi?
CEVAP
Bayram kurbanını vekâleten Türkiye’de kestirmesi câizdir. Fakat şükür kurbanını Haremde kesmesi gerekir, vekâletle Türkiye’de kestiremez. (R. Muhtâr)
Mekke’de mukîmlik
Sual: Mekke’de 15 günden fazla kalınsa da mukîm olunmaz mı?
CEVAP
Mekke-i mükerremeye giden, 15 veya daha fazla gün kalmaya niyet ederse, mukîm olur. 15 günden az kalmaya niyet ederse veya hiç niyet etmeden aylarca kalsa misâfir olur. Mekke, Minâ ve Arafât gibi başka başka yerlerde toptan 15 gün kalmaya niyet eden de mukîm olmaz. Yalnız Mekke’de veya Minâ’da 15 gün kalmaya niyet eden mukîm olur. Mukîm olan da, namazlarını kısaltamaz. Bayram kurbanını da kesmesi vâcib olur. Şâfi’î, Mâlikî ve Hanbelî mezhebinde, giriş çıkış günü hariç, dört gün kalan mukîm olur. Mukîm olan da, namazlarını kısaltamaz. Kısaltırlarsa namazları sahîh olmaz.
Talebe, asker, işçi gibi emir altında bulunanlar, kendi niyetleri ile değil, hocalarının, kumandanlarının, işverenlerinin emrine göre hareket ederler. Âmirleri 15 gün kalmaya niyet etse, bunlar emri işitinceye kadar misâfir olurlar. Emri hiç işitmezlerse, kaç gün kalsalar hep seferî olurlar. Diyânet görevlisinin emri ile hareket eden hacılar da, bu görevlinin açıkladığı duruma göre hareket ederler. Görevli, 15 gün Mekke’de kalacağız dememişse, bu görevliye bağlı olanlar seferî olur. Seferî olanın da bayram kurbanını kesmesi vâcib olmaz. Fakat şükür kurbanını kesmeleri vâcib olur. (Nihâye)
 
Haram ve farz
Sual: Hacda kadınlara dokunup günah işlememek için, bâzı farzları terk etmek gerekir mi?
CEVAP
Haram işlemeden farzı yapmaya çalışmalıdır.
 
Umre yapana hac
Sual: Bazı hocalar, umre yapana hac etmek farz olur diyorlar. Hac mevsimi haricinde umre yapan fakire hac farz olur mu?
CEVAP
Hiçbir kitapta, (Umre yapana hac farz olur) diye yazmaz. Umre yapana hac farz olmaz. (R.Muhtar)
Bazı kimselerin bilmediği husus şudur:  İbni Abidin hazretleri, Ukûd-üd-dürriyye’de (Hac etmemiş fakirin, başkası yerine hacca gitmesi câiz ise de, Hille girince, kendisine de hac etmek farz olur) diyor. Bu ifade hac mevsimin haricinde, umre yapana haccın farz olacağını göstermez.
Zengine ömründe bir kere haccetmek farzdır. Fakir olan, görevli olarak veya işçi olarak, yahut herhangi bir sebeple Mekke’ye gidince, hac mevsimi ise, kendisine hac farz olur. Hac mevsimi değilse, hac farz olmaz.
 
Hac vakti
Sual: Hac vakti ne zamandır?
CEVAP
Hac vakti, arefe ve bayram günleri olmak üzere, beş gündür.
 
Medinede kırk namaz
Sual: Hac veya Umre yapanın, Medinede sekiz gün kalıp kırk vakit namaz kılması şart mıdır?
CEVAP
Hac veya Umre için, Medine-i münevverede sekiz gün kalıp kırk rekat namaz kılmak şart değildir. Yani kırk rekat namaz kılmak, hac ve umrenin şartlarından veya sünnetlerinden değildir.
Peygamber efendimiz için de Medine-i münevverede sekiz gün kalmak gerekmez. Resulullahı ziyaret için, Ravza-i mutahharaya gidip selam vermek kâfidir. Resulullah efendimizin mübarek kabri şerifini ziyaret etmek çok sevabdır. Hadis-i şerifte, (Kabrimi ziyaret edene, şefaatim vacip oldu.) buyuruluyor. (İbni Huzeyme)
Medine-i münevvereye ne maksatla gidilirse gidilsin, Mescid-i nebevide namaz kılmanın fazileti çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki :
(Mescid-ül-haram hariç, şu mescidimde kılınan bir namaz, başka bir mescidde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.) [Buharî]
(Şu mescidimde, ara vermeden kırk vakit namaz kılan için Cehennemden kurtuluş beratı yazılır.) [Tirmizî]
Görüldüğü gibi, kırk rekat namazın fazileti, Resulullahı ziyaret ile değil, Mescid-i nebevinin faziletiyle ilgilidir.
İhramı çıkarmak
Sual: Bu sene hacca giderken, Ankara’da ihramı giydik. Hacca gidemeyince çıkarmak mecburiyetinde kaldık. İhramı çıkarmanın cezası nedir?
CEVAP
Mikattan önce çıkarınca, ceza icab etmez.
 
İhram, Kefen, Zemzem
Sual: İhramı kefen yapmak ve kefeni zemzemle yıkamak caiz midir?
CEVAP
İhramı kefen yapmak caizdir. Kefeni zemzemle yıkamak ise, Hanefide caiz, Şafiîde haramdır. (R.Muhtar)
 
Asıl maksatları dini bozmaktır
Sual: Bir gazetede yazarın biri, şeytan taşlamadaki izdihamı önlemek için haccın üç ay içinde yapılmasını teklif ediyor. Bu, dini değiştirmek değil midir?
CEVAP
Bazı kimseler, orucu da kısaltmak için epey uğraştılar. "Çok oruç tutuyoruz. Güneş doğana kadar yiyip içmeliyiz" dediler. "Yaz aylarında oruç tutmak zordur. Kışın tutulmalı" gibi tekliflerle gelmek için hazırlanıyorlar. Bunların asıl maksatları, dini bozmaktır. Dinimizde eksiklik yoktur. Orucun hangi ayda tutulacağı, haccın hangi günde yapılacağı açıkça bildirilmiştir.
Allahü teâlânın tam olarak gönderdiği dinde noksanlık arayanlar, kendi yüzkaralarını ortaya çıkarmış olurlar. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Bugün, dininizi kemale erdirdim, ikmal ettim. Size olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâmı seçtim.) [Maide 3]
Haccı ertelemek
Sual: Haccı ertelemek olur mu? Haram para ile hacca giden, hac borcundan kurtulur mu? Mahremsiz hacca gidilir mi? Umre yapmak sünnet midir?
CEVAP
 Üzerine hac farz olan kimseye, haccı ertelemek, Şâfiî’de ve imameyne göre caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir. O sene gitmez ise, günah olur. Sonraki senelerde hacca giderse, erteleme günahı affolur. O sene, hac yolunda ölürse hac sâkıt olur.
Haram para ile hacca gidenin haccı Hanbelî’de sahih olmaz, diğer üç mezhepte, günahkâr olsa da haccı sahih olur, yani hac borcundan kurtulur.
İstanbul’daki bir kimsenin babası Erzurum’da sâkin iken vefat etse, babası, vasiyet etmedi ise, babası için birini vekil göndermek isterse, Erzurum’dan göndermesi farzdır. Başka yerden göndermesi Hanefî’de câiz değil, Şâfiî’de Mîkât dışındaki her yerden göndermesi câizdir.
Şâfiî’de, mahremsiz olarak, iki kadın ile, farz olan hacca gidebilir. Kadının mahreminin hac yolunda ölmesi, Şâfiî’yi taklit etmesi için özür olur. Hacca giden bir Şâfiî, kadınlara dokunma ihtimali çok olduğu için abdestli bulunması zordur. Bu durumda Hanefî’yi taklit caizdir.

 
WebSayfam Domain, Hosting, Web Tasarým ile Web Sitesi Çözümleri